Naz Bektaş yazdı:”Doğa ve Kendimizle Savaş”

28 Nisan 2020 Naz BEKTAŞ 0

DOĞA VE KENDİMİZLE SAVAŞ        Bilinç düzeyi düşük olanlar; hayatı sadece bedensel hazları; yemek, içmek, seks…vs için yaşar… Epikuros Felsefesiyle bağdaştırmamak gerek bu haz duygusunu. Zira Epikur, bedeni acılardan uzak tutmayı amaçlamıştır. Haz için her yol mübahtır, diye bir söz etmemiştir.       İyilik yapmak, vicdan sahibi olmak, kendini geliştirmek, yeni şeyler keşfetmek, kendini aşmak, kendine yetebilmek, asalak olmamak, kendiyle ve diğer insanlarla özgürleşmek,  evrimleşmenin en bariz göstergesidir…      İlkel bireyler, sadece kendi ihtiyaçları doğrultusunda dünyayı değerlendirir ve davranışlarını bu doğrultuda ayarlarlar. Hırsları uğruna kendilerini ve çevreyi zehirlemekten kaçınmazlar.         İlkel bireyciliğin en başında,  iktidar  ….

Naz Bektaş Yazdı: “Sevgi Döngüsü”

14 Mart 2020 Naz BEKTAŞ 0

SEVGİ DÖNGÜSÜ          Biz insanoğlunun ağrı eşiği ne kadar hiç  düşündünüz mü? Hasta olmadan acıların ne kadarına dayanabiliyoruz? Hele bir de ben haksızlığa uğradım, bunları hiç hak etmedim, neden böyle şeyler hep benim başıma gelir diye düşünüyorsak. Vay halimize. Sonuç Stres. Hadi bakalım doktora.  Muayene tahlil, tetkik, teşhis… Avuç avuç kimyasal tabletler bizi bekliyor. Hangi tıbbî ilaçlar sevgisiz %100 sonuç vermiş ki? Zaten tüm hastalıkların nedeni kalıtımsal dahi olsa(onun da köküne inmek gerek ) Psikosomatik değil mi? Dozu kaçmış, öfke, kin, intikam, affedememek,  hırs, ego. Bunlar bizi yıpratmaktan öteye gidemeyen duygular. …      Unuttuğumuz bir şey var; evrenin ….

Naz Bektaş yazdı: “Olmamakla Olmak (Emekçi Kadınlara İthafen)”

7 Mart 2020 Naz BEKTAŞ 1

OLMAMAKLA OLMAK Erkeği  çamurla yaratan Tanrı, kadın için, onun kaburga kemiğini yeterli gördü, kadın nesne, erkek ise, nesnelliğin kendisine doğru aşıldığı özne demekti artık… Böylelikle özne, nesnel somutluğun aşıldığı soyutluk oluverdi, erkek, yani özne, sorumluluktan ne zaman kaçsa, ondaki somutluğu soyut öznelliğe havale ederek aşmayı denedi:Karısındaki nesnel somutluğa kefil durup evinin sorumluluklarını yerine getirmek ya da metresiyle sevişmek… Aldatmak, eşteki nesnel somutluğun, başkasının soyut öznelliğince aşılması demekti. Erkek, her zaman aşmak için yaratıldığına inandı. Kadınınsa, nesnellik uğruna tükenmek için… Kadın her zaman, öznesinin alt düzeyine yerleşmiş nesnesi biçiminde göründü Tarih’e. Tarih’i erkek yazdı, sanılır o yüzden, oysa erkek kendisini hep Tarih’in ….

Naz Bektaş şiiri: “Mor Sonbahar”

7 Şubat 2020 Naz BEKTAŞ 1

Mor Sonbahar  Mor sonbaharım  Kusursuz hüznüm  Ne lâf etsem de  Dondurmayan kışım— Güz’ün giz’inde gizli  Yaşanmış hayalet duygular  Uçuşur gazel gazel  Hangisini tutsam yabancım — Sonra hışırdar esvaplar  Bir gecekondu balkonunda  Çocukken mırıldandığım o şarkıyı hatırlarım  ‘Sevgi kuşun kanadında’ — Ah iflah olmaz kalbim  Yine mi kendini kandırdın  Hadi  Yolculuk vaktidir — Taşın gündüzün sarı aynasından  Gecenin koyu lacivet kıyısına  Kaç  Dört nala kaç  Bıçak gibi kovalayan anılarımdır Naz Bektaş