M.Nihat Malkoç şiiri: “EYLÜL’ÜN ÇOCUKLARI “

16 Eylül 2019 M.Nihat MALKOÇ 0

I. Bendini aşarken asi ırmaklar yetim derede… Kim durabilir ki çözülen su(r)ların menzilinde? Bir gece yarısı kalp şehrinin x ışınları söndüğünde… İblise aşikâr olur mu bir yaprağın örttüğü mahrem? Acılarla beslenirken bu hüzün coğrafyasında… Dolunaylı gecelere kim akıttı baldıran zehrini? Kanla yazılan sevda mektupları geri gelse de… Yürekteki kelepçe izlerini hangi silgi silebilir ki?… Bir ömür boyu kalsa da gül dalını incitmez gonca Kim susturabilir ki ufka söylenen hüzzam şarkıları? Bir sonsuzluk uykusudur nazarlarda asılı kalan… Kim yükledi serçelerin sırtına bu kurşunî feryatları? II. Her susuş bir haykırış tufanına gebedir besbelli… Kim bir gecede yüzyıl yaşlandırdı körpe çocukları? Kışa nazır ….

M.Nihat Malkoç’un kaleminden “BAYRAK ŞAİRİ: ARİF NİHAT ASYA”

1 Ağustos 2019 M.Nihat MALKOÇ 1

Acı Hayatın Tatlı Meyveleri…             Türk şiirinin çok mühim simalarından biri olan Arif Nihat Asya, 07 Şubat 1904 tarihinde Çatalca’ya bağlı İnceğiz Köyünde doğmuştur. Şair, doğum yerini bir şiirinde şu mısralarla açıklar: “Nerelisin diye soruyorlar: / İnceğiz köyünde doğmuşum…/İnceğiz’i Çatalca’ya,/Çatalca’yı İstanbul’a bağlamışlar… /İstanbullu olmuşum.”             Arif Nihat Asya, babası Zîver Efendi’yi, doğduktan bir hafta sonra kaybetmiştir.  Asya’nın asıl adı Mehmet Arif’tir. Ailenin tek çocuğuydu. Küçük yaşta yetim kalan Mehmet Arif, dedesi İbrahim Tevfik Efendi’nin himayesinde büyümüştür. Annesi de evlenince bir anlamda hem öksüz, hem de yetim kalmıştır. Babaannesi ölünce de köyünden ayrılarak, bir çeşit göçebe hayatı yaşamıştır. Fakat o, çocuk ….

M.Nihat Malkoç yazdı: ” ŞAİR ABDURRAHİM KARAKOÇ’UN ARDINDAN… “

19 Temmuz 2019 M.Nihat MALKOÇ 0

Ölümle birlikte hayatın kepenklerini kapatırız farklı bir boyuta geçene kadar… Fakat insana verilen sonsuz yaşama arzusunun elbette bir karşılığı vardır ötelerde. Lezzetleri acılaştıran ölüm, en büyük adalettir aslında… Zira hiç kimseyi ıskalamaz. Makamımız, mevkimiz, şöhretimiz, zenginliğimiz her ne ne olursa olsun o, vakti gelince mutlaka uğrar kapımıza. Efendi-köle ayrımı yapmaz. Ölen kişi bir yanımızı da alır götürür beraberinde, ortak hatıralar toprağa taşınır bir anlamda. Dünyadaki kişi, ölen dostuyla birlikte ortak paylaşımlarını da toprağa gömmenin derin acısını ve sızısını yüreğinin derinliklerinde hisseder. Bu durum, geride kalanların acısının katmerleşmesi neticesini de beraberinde getirir.             Ölüm, diriler için bir ayna hükmündedir. Ölümlere üzülmemiz ….