Gülüm Çamlısoy yazdı: ” On kere doğdum ben, çok kere doğdum”

8 Ocak 2021 Gülüm ÇAMLISOY 0

Düş odaklı bir hayatım var ötesinde hayallerin rahmine düşen sevinçlerim var elbet kendi yüreğimi ihya ettiğim gel gör ki ansızın karar değiştirip hem yüreğimi hem umudumu hem de hayatımı imha etmekten asla da çekinmediğim. Çok kere öldüm ben. Çok kere de doğdum: hem annemdi önce öpüp doğuran hem bendim şakağıma ve yüreğime binlerce kurşun sıkıp kurşun kadar ağır olan hayatı asla da hafife almadığım. Bir gülümsememin peşindeyim ve nice alay kalaylayan ve bil ki; amiyane olan hiçbir sözcüğü sevmiyor ve isteyerek kullanmıyorum ama düşlerim o kadar çok çalındı ki ve üstüme bile alınmadım zor mu, diye… Zor olan neydi sahi? ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “Kalem”

18 Kasım 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Düşlerin ihya ettiği mi ihya edilesi mi? Mektepli bir yorgunluk benimki oysaki mezun olalı çok zaman geçti üzerinden. Lütuf bilmekse ömrü şükürler olsun günüme. Yalan bilmekse sırtımdaki hançeri elbet dostluğun ve sevginin gülen yüzüne ölene değin inanacağım ben. Varlığın katsayısı iyi ben kerrat cetvelinde kayıtlı bir çarpım değilim gelin görün ki acılarla katlanıyorum sonra olan kat izine umut ile ütü basıyorum ve tüm ütülü yazılarımı sonsuzluğa uğurluyorum çünkü bana ait bir ben saklı içimde ve o benin içinde İlahi Düşlerim, İlahi Ateşin git gide büyüten ve ben her halükarda büyümeyi reddediyorum. Reddedilmediğimi bilmekse huzurun adresi küfemde saklı umut ve düşüp ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Acı Eşiği”

24 Ekim 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Düş gezginiyim, yâd edilesi bir zamanda doğmuşluğum ve aleme aldırmazlığımla verilen her hükme de razı geldiğim… Teğelli olduğum düşlerim ve yakarışım haznemde saklı bir buluttan ötesi varlığı kelamın ve selamın yeri nasıl da dolmaz sevgi dışında bir rahmetle elbet aşka rağbet eden gölgemdir nihayetinde uzlaşı fermanımda saklı dualar ve ne çok gözyaşı. Rengim beyaz. Seccadem nurlu. Anne duaları ve rahmetin bitimsiz ufku. Günü uğurladım zamansız ve mesnetsiz gölgeler tarafınca yuhalandım oysaki gökte saklıyım ben ve arşa değer başım ne zamanki aşkı ve huzuru ansam. Gönlün muradı ne ki, Rabbim? Bir kelamdan öte bir yaratıyım sayende gücümü saklı tuttuğum ve kimse ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “Gregor”

1 Ekim 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Sevgili Gregor, düş gücümün itham ettiği her gerçeği sana yoruyorum ve de hayra bazen kapılıp da gidiverdiğim o dev çarkta hülyalarımla avuttuğum çocuk yanımı çimdikliyorum hani ansızın olur da açmaza düştüğüm gerçekleri savurtup yeniden çıkmaza düşmem. Bir ödülse varlığım. Bir ödünse asla vermediğim. Bazen kuru bir selamın esirgendiği… Ve işte içinde yaşadığım kibrit kutusundan aşırdığım her kibritin sıcaklığında eriyor yüreğimin buzulları. Bir kayra belki de imgelerin seferberliği ve kırık büyütecimle ateşe salıyorum ruhumu ne zamanki güneş geçsin büyütecin camından biliyorum ve bekliyorum çıkacak yangında kimin öleceğini. Düş mahkûmu günleri torbaya koydum madem ve savruk mizacımla kapıldım aşkın rüzgârına… Sözcük benzeri ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:” Geç mi Hafız”

11 Eylül 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Yanmakla eş değer sessizliğin kol kanat gerdiği o devasa hezimet belki de korunaklı dünyalarımızın müdavimi iken sihirli şiirler. Tümceler arsız. Tümceler yansız. Ve kelimeler sırıtkan kimi zaman kilit vurulası bir acıyı da ifşa eden sedef yürek her halükarda duyumsaması sayesinde İlahi bir Aşka yürürken günün de müsveddesi gece ve aşkın ırmağında yıkanan o ölü balık ve ansızın bir mucize hâsıl olup da yeniden can bulacak bir nefer gibi sadece Rabbinden isteyen bir hediyenin sunumu iken niyazların kabul gördüğü evrenin asma katı. Aşkın şahikası. İmlecin suskunluğu. Körebe oynamak kadar da masumane bir oyun iken içimizin dolup dolup boşaldığı bir heves de ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “İstanbul Havası”

3 Eylül 2020 Gülüm ÇAMLISOY 2

Bir düşün iniltisini duyuyorum geç kalmışlığına lanet okuyan akreple yelkovan arasında dinmek bilmeyen yarış yok mu ve hala varamadığım o üçüncü yaka elbet İstanbul’un iki yakası arasında salındığım yetmezmiş gibi. Her geç kâğıdı aldığımda yüzümün kızardığı mektepli olduğum günler ve üzerimden çıkaramadığım öğrenci cüppem belki de bu yüzden üniversitede sonsuza kadar yaşayıp yapışmak isterdim bildiri panosunda altında imzamın olduğu bir dilekçe ile kendime en yakıştırdığım iken öğretim görevlisi cübbesi. Uzun bir cümle olduğuma bakmayın hani bir de uzun bir ismim olduğunu hele ki sevdiklerim beni, kestirmeden ‘’Gül’’ diye çağırırken yüzümden yere dökülen gülücükleri de acının ayaklarına paspas yaparken. Hız duvarını ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Cevabını Bekliyorum Kafka-Mektup”

26 Ağustos 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

‘’Erkekler daha çok acı çekiyor. Oysa kadınlar suçlu olmadan acı çekerler.’’ (Kafka) Bir düşün g/örüntüsünde karşı karşıya kaldım bu söylediklerinle, sevgili Kafka ve aşkın hikmetine daha da yakından vakıf oldum. Aklı almıyor insanın hele ki söz konusu acı çekmekse üstelik ne için? Sevmekle ilintili elbette çekilen acı en çok da onay görmediğinde. Düş görmeyi bir süredir ertelemiştim, Kafka ta ki gaipten gelen ses beni dürtene değin. Islıklanan yüreğim ve sevinçlerim elbet yarım kalan tüm sevinçlerim ve hayallerim ve işte kendimle yüzleştiğim her yazıda-gerek yazdığım gerekse bir başkasının kaleminden okuyup bir solukta içime çektiğim-içimdeki yangının daha da alevlendiği oysaki bu yangın ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Milena’dan Kafka’ya Mektuplar”

20 Ağustos 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Kelamın izafi tutanağı ve ben bir düş yangınında hayata pençelerini geçirmiş olmanın izini sürüyorum. Maviden benim muhtıram ve pembeden yana düşlerim en azından bir süreliğine tabi olduğum düşler. Düşler leke tutar mı peki, sevgili Kafka hele ki yaşanmışlıklarla yaşanma ihtimalleri arasında bir seçim yapsaydık en çok neye denk düşerdik? Farklı mevzular kürediğim ve ne yazık ki kendimi ihbar ediyorum su yeşili bir ölümün sırdaş kefeninde hala da oturtamıyorum gerekli olanları o kefeye ve süt liman düşler filan g/örmüyorum ve muhatap olduğum hayaletlerin su dokundaki çırpınışlarına tanıklık ederken kolaylıkla da çekemiyorum fermuarını kalemin. Soyut bir rahlede iz sürüyorum. Sonra sürgün ediliyorum ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Mahzen”

21 Temmuz 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Ertelemekle mükellefim doğanın başkaldırışı sözcüklerin yükseldiği ve işte gün dönümünde çatlayacak kozam sonramdan itibar etmiyorum öncesizliğime yüz sürüp anımdan firar ediyorum ne de olsa ansızlığın mukozasında derin bir tevazu yükleniyorum. Gök gürültüsünde yankım. Sözlüğümde yansızlığım. Yükümlülüklerim elbette yüksündüklerimle ters orantılı ve paçalarımdan akıyor ay ışığı az evvel tehir ettim mutluluğu ve işte başkaldırım önsözünden yoksun hayat hikâyemin de ayağı her çelmeye takıldığında son sözü söylemek isteyenin de ben olduğu. Sancılı teyakkuz gün ışığı akıtıyor gecenin rimelini. Sanrılı hafta sonu devasa acıların yükseldiği bir ay dönümü. Çatlayan kaburgaları meşakkatli yüreğimde ömürsüz bir hezeyan ölçeği kayıp bir heyecan ve muharebe başlıyor ansızın. ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Israrla Sevmek Bu Olsa Gerek”

10 Haziran 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Müphem telaşların sırlarını örüyorum ve bir avazda boşalıyor içim elbet boşa aldığım fren sistemi ve metruk hecelerle kesişiyor yolum ve her nasılsa son anda kurtuluyorum çelişkilerden elbet hibe ettiğim yüreğim ve tebessümler çörekleniyor oysaki bir mezar taşını bekleyen şahitliğinde karanlığın kurşunlanıyor her zerrem bu sefer başa aldığım filmin yeni bir versiyonu olsun diye yüreğimi hamur gibi yoğuruyorum ve sessizlikte geviş getiren hava akımında çürüyen ömrü diskalifiye eden iblise çemkiriyor sözcükler. Radar kadar hassasım. Ve şahikanın yüreğinde yaşıyor çelişkilerim aslında yaşattığım kadar da yaşamaya meyyal bir üzünçle izdivaç kılıyorum her gece. Kürede soluksuz nidalar saklı. Bense fanusumun üzerine titriyorum ve her ….