Gülüm Çamlısoy yazdı: ” Mevsimin ilk karı yağdı”

11 Kasım 2019 Gülüm ÇAMLISOY 0

Mevsimin ilk karı yağdı, azizim ve süklüm püklüm seferberliğinde yalnızlığın cürüm bildi mevsimdeki hüznü gölgeli sapaklarda aşkı ihya eden berhudar olmasını dilediği mizaçla da düştü yollara. Bir temenni dillendi şafağın sökün ettiği bir recim belki de yüreğin aşkla imtihanı. Günün süzüldüğü gözlerimde şerlerin hayra yorduğu bir günceyi de dikte etti melekler öyle ki rüştünü ispatlamış hafız söylendi ve düştü yollara mücbir sebepler bir kolundan çektiğim bir de kuytularda sakladığım yası mimlerken yaşlı melekeleri dünyanın. Sözcük pazarından geliyorum, azizim: hani s/özlendiğim. Şafağın da hicabını yüklendim ve ellerimde yetim imgeler sökün eden her duyguyu işlerken diğer adım da kanaviçe: ben ki c/esaretin ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: ” Nokta-Mektup “

28 Ekim 2019 Gülüm ÇAMLISOY 0

“Benim tereddütsüz bağlı olduğum şey sen değilsin, yazmak. Yazarken seni hiç düşünmüyorum. Aynı biçimde senin bağlı olduğun da ben değilim. Yazdıklarım.’’ (İ. Aral) Bir kâbusu sonlandırmak niyetindeyim ve basmakalıp hayatın dışına seğirtip hayatı dayanılır ve yaşanılır kılmak. Göğün örtüsünü mecburen kaldırıyorum ve sadece içimdekilere odaklanıyorum üstelik yaptığım hatanın ne olduğunun da bilincindeyim ve bu yüzden lütfen okuduklarınıza odaklanın asla yazının sahibinin kim olduğuna değil ve evet, ne cinsiyetim ne yaşım ne de aldığım eğitimler önemli an itibari ile çünkü ben yaş alsam bile yasımı dahi sonlandırıp sayfaya odaklanıyorum ve odaklanmalıyım da. Girift bir hazne benimki sözcüklerin destursuz değil edepli olması ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: ” Yarım kalan çığlık-mektup “

24 Ekim 2019 Gülüm ÇAMLISOY 0

‘’Ölüm sessizliği, toz ve küf kokan evden ayrıldıklarında seviniyorlar canlıyız diye. Çürüyen an’larda, bu evlerden çıktıklarında canlı olduklarına sevinen küçük insanlar… Yavaş ve sıradan tükenişin trajikliğinde, figüranı oldukları ve kendilerine verilmiş rolleri oynadıkları o büyük tragedyanın, oyunun farkında bile olmayan küçük insanlar. Bir tek güneşten utandım hayatımda.’’ (Alıntı) Bir canlı olduğuna ihanet ediyor ruh ve tutuşan tozları yalnızlığın… Reşit imler tehdit ediyor ses duvarını belki’lerin yükümlülüğünde şiir giyiniyorum gece gündüz. Kendime ithaf etmediğim şiirler ve sadece Yaradana itaat ettiğim su götürmez tek gerçek. Gözlerim fırlıyor yuvalarından oysaki az evvel yapmıştı yuvasını yaralı kuş bir de mevsimin sönen feri… Bir lanet. ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: ” Maviden ve en asisinden bir düş “

20 Ekim 2019 Gülüm ÇAMLISOY 0

‘’…acıdan güven duygusu yaratan bir yarın ki hayatın diyalektiğine ilişkin bir arif bilgisidir. Sonsuzluğu gören insanın, kendini doğaya ekleme, bir başka ifadeyle kendini sevme arzusuna ilişkin bir çaresizlik bilgisidir. Bugünü olmayan insanı, yarından başka ne ayakta tutabilir ki?’’ (Ş. Erbaş) Mavi bir muhtıra. Maviden ve en asisinden bir düş. Yıkımın ta kendisine rest çekip ruhunu azimle yıkayan bir metanet ve pervanesi olduğumuz ışığın çekim gücü ve işte sonlanan mağduriyet… Kazan kaldıran doğanın veda hutbesi belki tasalı bir insan izleği ve işte gözlerimiz kamaşıyor ay’ın penceresinde irili ufaklı yıldızlar harmanlıyor yalnızlığı; dökülen yaşın da mağduriyetine çelme takan kaygılı bir mevsim… Günü ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “EN ÇOK NEYİ Mİ ÖZLEDİM “

15 Ağustos 2019 Gülüm ÇAMLISOY 0

Aldatıların hükümsüzlüğünde olsa keşke bayram sevinçleri. Uzak kederden ve izafi bir yanılsama olsa keşke bayram sabahlarının ıssızlığı. Yanık tenlerin yalıtıldığı, uzakların yakın kılındığı sadece sevgiden mütevellit olsa keşke o bayram sergisi bagajda yüklü sayısız bavul eşliğinde kaçmak adına eşten dosttan. Ne gam… Tatil beldelerinin o hengâmesinde devinen insan suretleri mi yoksa tenhalaşmış büyük şehir sokaklarının mezar bekçileri mi ellerinde bir avuç toprak yüzlerde yaş yüreklerde üzünç. Giden gittiği ile kalıyor. Kalan zaten muzdarip kader çalarken aynı şarkıyı:’’Dönülmez akşamın ufkundayız.’’ Ne gelen var ne giden, demek afakî olsa gerek. Fazla söze ne hacet, dostlar… Kanatılmışlığı o yalnız ve kayıp gölgelerin. Devri ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: ” SESSİZCE YAZARKEN “

17 Temmuz 2019 Gülüm ÇAMLISOY 0

Ölü bir imgeyi canlandırma çabalarım ve evet, daha hızlı çalışması gereken beynin dalgalarında akıma kapıldığım… Rüştünü ispatla artık sevgi, demenin de meali… Ne değişti ki dünden beri bu anlamda ne zaman dün’den bahsetsem kayıp bir ritim ile irdeliyorum: kâh dün’ün yenilgileri kâh güne dair tutunmama vesile olacak hiçbir şeyin ve hiç kimsenin bulunmaması. Yitik bir özne salınan aslında birinci tekil şahıs olmam bile suç unsuru iken. Ait olmaya çalıştığım bir grup/gruplar: illa ki biz olmaya delalet. Ben’i biz yapamadığım… hayır, hayır, bu sadece bir ütopya üstelik cinsiyet ve yaş farkı gözetmediğim hele ki belli bir ideolojiye sahip olan insanları da ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “YANDIĞIM KADAR”

12 Temmuz 2019 Gülüm ÇAMLISOY 0

Ötüşen sessizliğin yas’ını tutuyorum yorgunluğun da Kerbelası büzüşen heceler… Mahlasını dün çaldılar şiirlerimin ve hüznümü de çaldılar. Yasım tam demlenmişti ki ölü iklimime göz diktiler. Safsata olduğunu söylediler sonra ve varlığımla yokluğum fark etmezmiş. Mevsimin teninde bir damla ter olmaya dahi razı iken mevsimsiz kaldım ve şiirsiz ve yalnızlığımı aradı gözlerim. Mağdur kılınan ya da kılınmayan. Anlatmakla anlatmamak arasında kararsızım ama mademki başladım bir kez söze. Sözcükler istifli yastığımın altında: gün boyu biriken hangi sözcükse eşleşen duygunun da bir ölçüt olduğu inancıyla gidip iğneliyorum yastığıma sonra da örtüyorum üzerini ben gelene kadar üşümesin ve mağdur olmasın diye. Dün bir bugün ….