Gülüm Çamlısoy yazdı:” Geç mi Hafız”

11 Eylül 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Yanmakla eş değer sessizliğin kol kanat gerdiği o devasa hezimet belki de korunaklı dünyalarımızın müdavimi iken sihirli şiirler. Tümceler arsız. Tümceler yansız. Ve kelimeler sırıtkan kimi zaman kilit vurulası bir acıyı da ifşa eden sedef yürek her halükarda duyumsaması sayesinde İlahi bir Aşka yürürken günün de müsveddesi gece ve aşkın ırmağında yıkanan o ölü balık ve ansızın bir mucize hâsıl olup da yeniden can bulacak bir nefer gibi sadece Rabbinden isteyen bir hediyenin sunumu iken niyazların kabul gördüğü evrenin asma katı. Aşkın şahikası. İmlecin suskunluğu. Körebe oynamak kadar da masumane bir oyun iken içimizin dolup dolup boşaldığı bir heves de ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “İstanbul Havası”

3 Eylül 2020 Gülüm ÇAMLISOY 2

Bir düşün iniltisini duyuyorum geç kalmışlığına lanet okuyan akreple yelkovan arasında dinmek bilmeyen yarış yok mu ve hala varamadığım o üçüncü yaka elbet İstanbul’un iki yakası arasında salındığım yetmezmiş gibi. Her geç kâğıdı aldığımda yüzümün kızardığı mektepli olduğum günler ve üzerimden çıkaramadığım öğrenci cüppem belki de bu yüzden üniversitede sonsuza kadar yaşayıp yapışmak isterdim bildiri panosunda altında imzamın olduğu bir dilekçe ile kendime en yakıştırdığım iken öğretim görevlisi cübbesi. Uzun bir cümle olduğuma bakmayın hani bir de uzun bir ismim olduğunu hele ki sevdiklerim beni, kestirmeden ‘’Gül’’ diye çağırırken yüzümden yere dökülen gülücükleri de acının ayaklarına paspas yaparken. Hız duvarını ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Cevabını Bekliyorum Kafka-Mektup”

26 Ağustos 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

‘’Erkekler daha çok acı çekiyor. Oysa kadınlar suçlu olmadan acı çekerler.’’ (Kafka) Bir düşün g/örüntüsünde karşı karşıya kaldım bu söylediklerinle, sevgili Kafka ve aşkın hikmetine daha da yakından vakıf oldum. Aklı almıyor insanın hele ki söz konusu acı çekmekse üstelik ne için? Sevmekle ilintili elbette çekilen acı en çok da onay görmediğinde. Düş görmeyi bir süredir ertelemiştim, Kafka ta ki gaipten gelen ses beni dürtene değin. Islıklanan yüreğim ve sevinçlerim elbet yarım kalan tüm sevinçlerim ve hayallerim ve işte kendimle yüzleştiğim her yazıda-gerek yazdığım gerekse bir başkasının kaleminden okuyup bir solukta içime çektiğim-içimdeki yangının daha da alevlendiği oysaki bu yangın ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Milena’dan Kafka’ya Mektuplar”

20 Ağustos 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Kelamın izafi tutanağı ve ben bir düş yangınında hayata pençelerini geçirmiş olmanın izini sürüyorum. Maviden benim muhtıram ve pembeden yana düşlerim en azından bir süreliğine tabi olduğum düşler. Düşler leke tutar mı peki, sevgili Kafka hele ki yaşanmışlıklarla yaşanma ihtimalleri arasında bir seçim yapsaydık en çok neye denk düşerdik? Farklı mevzular kürediğim ve ne yazık ki kendimi ihbar ediyorum su yeşili bir ölümün sırdaş kefeninde hala da oturtamıyorum gerekli olanları o kefeye ve süt liman düşler filan g/örmüyorum ve muhatap olduğum hayaletlerin su dokundaki çırpınışlarına tanıklık ederken kolaylıkla da çekemiyorum fermuarını kalemin. Soyut bir rahlede iz sürüyorum. Sonra sürgün ediliyorum ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Mahzen”

21 Temmuz 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Ertelemekle mükellefim doğanın başkaldırışı sözcüklerin yükseldiği ve işte gün dönümünde çatlayacak kozam sonramdan itibar etmiyorum öncesizliğime yüz sürüp anımdan firar ediyorum ne de olsa ansızlığın mukozasında derin bir tevazu yükleniyorum. Gök gürültüsünde yankım. Sözlüğümde yansızlığım. Yükümlülüklerim elbette yüksündüklerimle ters orantılı ve paçalarımdan akıyor ay ışığı az evvel tehir ettim mutluluğu ve işte başkaldırım önsözünden yoksun hayat hikâyemin de ayağı her çelmeye takıldığında son sözü söylemek isteyenin de ben olduğu. Sancılı teyakkuz gün ışığı akıtıyor gecenin rimelini. Sanrılı hafta sonu devasa acıların yükseldiği bir ay dönümü. Çatlayan kaburgaları meşakkatli yüreğimde ömürsüz bir hezeyan ölçeği kayıp bir heyecan ve muharebe başlıyor ansızın. ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Israrla Sevmek Bu Olsa Gerek”

10 Haziran 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Müphem telaşların sırlarını örüyorum ve bir avazda boşalıyor içim elbet boşa aldığım fren sistemi ve metruk hecelerle kesişiyor yolum ve her nasılsa son anda kurtuluyorum çelişkilerden elbet hibe ettiğim yüreğim ve tebessümler çörekleniyor oysaki bir mezar taşını bekleyen şahitliğinde karanlığın kurşunlanıyor her zerrem bu sefer başa aldığım filmin yeni bir versiyonu olsun diye yüreğimi hamur gibi yoğuruyorum ve sessizlikte geviş getiren hava akımında çürüyen ömrü diskalifiye eden iblise çemkiriyor sözcükler. Radar kadar hassasım. Ve şahikanın yüreğinde yaşıyor çelişkilerim aslında yaşattığım kadar da yaşamaya meyyal bir üzünçle izdivaç kılıyorum her gece. Kürede soluksuz nidalar saklı. Bense fanusumun üzerine titriyorum ve her ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “Milena’dan Kafka’ya Mektuplar”

9 Şubat 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Mavi bir düşün ölü tanrısı olmalıydı biten gün ve içimdeki yeis ile kıvrıldığım döşeğinde hüznün, bataryası biten güne hürmetlerimi sundum. Sevgiden ibaret olması gereken her hayırla yorduğum acılar mıydı yoksa mukozası bildiğim derinlerden yüzeye çıkma umudum ve nemli yorgunluğunda gözyaşlarımdan mutluluk ördüğüm… Ölümsüz olduğuna inanmıştım hayallerimin ve umut bahçemin, sür-git hezeyan eşlik ederken yâd ettiğim mevsimle de s/özlenmiştim ve şimdi kapı aralığında üstüme cereyan eden tüm akımla ve de akınla sözcüklerime makyaj yapıyorum. Mutlanmayı dilerken yarı yolda kalmak neymiş yeniden deneyimliyorum da ve yol yordam bilmeden nefret yüklenip sevgiyi aşağı görenlere de hırslanıyorum. Göğün kompartımanlarında yanlış durakta indim dün gece ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “Tebeşir Tozu”

3 Şubat 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

‘’Bu mevsimde şehre inen tüm renklerin adını biliyorum ve tüm renkler inerken şehre, çiçekli ilahiler söyleyeceğim.’’ (Alıntı) Sözcükleri protesto etme hakkım elimden alındı aslında kendime sunduğum bir fermandı öncemde suskunluğun mubah olduğu aslında anımda da saklı iken sessizlik ben şehri cilalıyorum yorgun renklerle ve üstüme başıma bulaşan boya ile de şenleniyorum. Yaramaz bir çocuğun tasviridir aslında her güne d/okunmak adına yazdıklarım bir o kadar kendimi kendime misafir ettiğim. Bir ç/ağ yangınıymış meğer şiirler aslında şiir gibi gördüğüm hayatın her noktasında eşlik eden bir çiy tanesi işte içimdeki umut deryası ve sözcüklerin mazbut ve külyutmaz aşkıyla kendime inşa ettiğim müthiş bir ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “Türkçe’nin Doğru Kullanımında Konuşma ve Yazı Dilinin Etkisi”

26 Ocak 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Dil, iletişimin temel öğesi ya da diğer bir ifadeyle bizi biz yapan duygularımızın, düşüncelerimizin dışa vurumu; öyle ki dile, dilimize ne kadar hâkimsek kendimizi o denli iyi ifade etme yetisine sahip oluruz. Toplum nasıl ki bireylerden oluşuyorsa insanları birbirine kenetleyen temel ve önemli olgular, birleştirici duygular ve güzellikler bulunmaktadır. Bunu gerçekleştiren temel öğe de yazı dilinin gücüdür. Kültür dili diye de niteleyebileceğimiz yazı dili toplumun temel ve en önemli birleştirici belirleyicisidir. Türkçemiz bizim tarafımızdan ne denli doğru ve nitelikli kullanılırsa toplumumuzun temel yapı taşı da o denli güçlü olur. Burada gözetilmesi gereken temel nokta dile hâkimiyet ve eğitimin pekiştirici özelliğidir. ….

Gülüm Çamlısoy yazdı : “Nerede Kaldın”

11 Ocak 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Ürkünç bir vaveyla zihnimin çatlak topuklarına da iyi gelen ve destursuz bir gizem elbet aşkın na’şına yakışır bunca sessizlik ve özlem. Güruhların arasında tayin etmeye çalışıyorum yolumu ve elbette gardımı aldım. Önce tebessüm yüklenen sihirli bir bakışın dolduruşuna geliyorum sonra da isyanın merkezinde çatıyorum kaşlarımı. Aşkın her rengine vakıfım hüznün de. Sonram Allah kerim, deyip arşınlıyorum yolu ve mermer mezar başlığımı ceketimin içine iyice yerleştiriyorum. Taşkın suretler saklı etrafta elbette vücudu olmayan. Öyle bir neşriyat ki adımlarımı karıştırıyorum sanrı yüklü bekasında cennetin biliyorum ki bir yeryüzü bitkisiyim: ne açan ne de solmaya doyan. Yaşlı kuşlar mesken edinmiş hüviyetimi. Şaşkın tembihlerle ….