Furkan Bayrak yazdı: “İhtiyar-6 “

24 Nisan 2021 Furkan BAYRAK 0

İHTİYAR- 6 Yine kaybolmuştu. Fakat kaybolduğunun farkında değildi. Bunun nedeni ona Alzhemir tanısı koyulmuş oluşuydu. Tanı konusunda sıklıkla şu kelimeleri gündeme getirdiği olurdu “Doktorlar tarafından bir insana çeşitli tanı konması kimi durumlarda kolay kimi durumlarda zor. Yani her şeyde olduğu gibi bu olaylar da olasılıklardan ibaret. Tıp bilime azıcık uzak.”. İhtiyar durmadan yürüyordu. O kadar çok yürüdü ki bir yerde durması gerektiğini fark ediyordu. Sol tarafında dört salıncak olan bir park belirdi. Parkı görünce daha hızlı yürümeye başladı. Yürüdü yürüdü… Ayaklarının gitmediğine emin olduktan sonra çöp kutularının işgal ettiği kaldırıma oturdu. Bir şeylere ihtiyacı vardı ama neydi, bu bir şeyleri ….

Furkan Bayrak yazdı: “Beyinsiz”

13 Ocak 2021 Furkan BAYRAK 0

Beyinsiz Üzerindeki yorganı kaldırdıktan sonra yatağında doğruldu. Yine bir önceki günün aynısı olacağını düşündü. Bu düşünce canını sıkıyordu. Odasından lavaboya gidip elini yüzünü yıkadı. Ordan da mutfağa geçip kendine koyu bir kahve yaptı. Oturup kahvesini tüketti. Odasına gidip bir şeyler okumanın ve düşünmenin daha sağlıklı bir iş olacağına karar verdi.  Kararının emrini yerine getirip odaya varıp işe koyuldu. Okuduğu şeyler hakkında düşüncelere dalmak yani tartmak, bölmek, çıkarmak, altını çizmek, hoşuna giden nadir eylemlerden bir kaçıydı. —Bezen de bunları yapmak hoşuna gitmiyordu. — Okuduğu sayfanın ikinci paragrafının altını kurşun kalemle uzunca çizdi. Çizdiği yeri evirip çevirip okudu ve düşündü, sağ eliyle ….

Furkan Bayrak yazdı: “İhtiyar -5”

25 Aralık 2020 Furkan BAYRAK 0

İhtiyar 5 Yakasına yapışan adamın elini bir türlü söküp atamıyordu ve şaşkındı. Adama yanlış anlaşılma olduğunu söylüyor , yakasını bırakması için rica ediyor, onu ilk defa gördüğünü dile getiriyor fakat fayda etmiyor bir türlü yakasını kurtaramıyordu. Adam ise âdeta kene gibi yakaya yapışmış, tuttuğu ihtiyarın konuşmalarını duymuyor, biraz duraksadıktan sonra ihtiyarı yine iki eliyle sarsıyordu. Bu olay bir saat kadar sürdü.  Dile kolay, birbirlerinin nefesini hisseder bir şekilde  bir saat kadar. ihtiyar ummadığı bir anda yakasına yapışan iki elden kurtulduğunu anladı. Çünkü elin sahibi hiçbir şey  olmamış gibi ihtiyarın yakasını bırakıp, caddenin ters yönüne doğru sallanarak yürümeye başlamıştı. İhtiyar da ….

Furkan Bayrak yazdı: “Ateş “

9 Aralık 2020 Furkan BAYRAK 0

Masanın üzerindeki içi cam parçası dolu olan bardağı aldı. Mükemmel bir hızla kafasına dikip içti. “Aslında bu eyleme içmek yerine yemek de denilebilir.” diye içinden geçirdi. Ufak cam parçaları boğazından mis gibi aktı. Bu duruma hayret etti. Nasıl olurda cam parçacıkları böyle kaygan olabilirdi ve nasıl olurda cam parçacıkları boğazına zarar vermezdi. Bardağı masanın üzerine bıraktıktan sonra oturma odasına geçti. Köşede duran üçlü koltuğun ateşler içerisinde yandığını gördü. Hiç şaşırmadı. Hatta ateş o kadar hoşuna gitti ki,  koltuğun tam ortasına vücudunu kondurdu . Yetmedi koltuk kırlentlerinin ikisini kafasının altına gelecek şekilde üst üste koyup koltuğa uzandı. Kısa süre sonra ise ….

Furkan Bayrak yazdı: “İhtiyar 4 “

17 Ekim 2020 Furkan BAYRAK 0

İhtiyar 4 Derin bir iltihap dolu kuyunun içerisindeydi. Neredeyse boğulmasına az kalmıştı. İltihap seviyesi gırtlağına kadar geliyordu. Kuyuya ilk düştüğü zaman iltihap seviyesi diz kapaklarına kadardı. İhtiyar ne zaman buraya düştüğünü net olarak hatırlayamıyordu. Galiba bir hafta olmuştu. Üstelik çantasında bulunan matarasındaki su da bitmeye yaklaşmıştı. Yanı sıra umutları tükeniyordu ve galiba sağ bacağı da kırılmıştı. Ne olacaktı bilmiyordu. Yoruluyordu da.  Düzenli aralıklarla ancak kendini iltihap içine bırakarak dinlenebiliyordu. Daha sonra ise boğulmamak için ayakta durmaya çalışıyordu. Yetmiyor bazen yüzündeki acıyı kuyu duvarına yansır vaziyette görüyordu. Bu durumu nasıl olurda iyiye yorabilirdi. Lanet olsundu koca dünyada düşe düşe bu kuyuya ….

Furkan Bayrak yazdı: “İhtiyar 3 “

1 Ekim 2020 Furkan BAYRAK 0

İhtiyar 3 İhtiyar aynı yerde tam 999 yıldır bekliyordu tam 999 yıldır. Hemen hemen ise 299 yıldır ağzından tek bir sözcük çıkmıyordu. Bu sözcük çıkmamasının sebebini soranlara  cevap da vermek istemiyordu. Olayın aslı şuydu: Çok sevdiği, içinde 1000 tane çiçeğin kurusu olan çantasını çok güvendiği ihtiyarın birine bir gün verdi.. Verdiği İhtiyar  “birazdan geliyorum sen burada bekle” deyip çekip gitmiş, o da beklerim demişti. Ama tam 999 yıl olmuş beklediği hâlâ gelmemişti. Ama ihtiyarda tam 999 yıldır bekle dediği yerde beklemişti. Aradan 700 yıl geçtikten sonra konuşmayı bırakmış sadece enerjisini beklemeye vermişti. İhtiyar zaten verdiği sözü tutmakla övünürdü. Yağmur yağıyor, ….

Furkan Bayrak yazdı:” İhtiyar II “(Öykü)

11 Eylül 2020 Furkan BAYRAK 0

İhtiyar 2 Günlerden Pazartesi saat on iki sularındaydı. İhtiyar yorgun bir zihin ve bedenle parktaki banka oturdu. Parkın çevreleyen herhangi bir çit yoktu. Park, çevresindeki sokaklardan zemin sınırları ile ayrılıyordu. İki salıncak ve bir adet maymun merdiveni parkın ortasına yerleştirilmişti. Kare bir arsaya yapılmış olan parkın dört köşesinde birer adet bank vardı. Arsanın zemine deniz kumu serilmişti. Böylelikle kum sayesinde oyun oynayan çocuklar kazayla düştükleri zaman yaralanmayacaktı. Parkın etrafı sokaklarla çevriliydi. Bu sokakların zeminine zift döşenmişti. Uzun ve yan yana dizilmiş binaları parkla bu zemin ayırıyordu. Ayakları çıplak, siyah gömleği lekeliydi. Üzerindeki siyah pantolonu ise yarıya kadar çamura batmıştı. Ne ….

Furkan Bayrak yazdı: “İhtiyar-1”

20 Ağustos 2020 Furkan BAYRAK 0

İhtiyar 1 Yirmi Dokuzuncu Köy’de bir kış sabahıydı. (Yirmi Dokuzuncu Köy, ılıman ve yağışlı iklime sahip olan bir şehrin kurak bir bölgesiydi.)  Köyün merkezinde yer alan yıkık bir avlunun kapısında inleyen ihtiyar, sarhoş ve uyuşmuş beyniyle mutluluğun tarifini düşünmeye çalışıyordu: Mutluluk çok uzakta kalan bir şey miydi? Yoksa mutluluk sevdiklerinin güvenli bir şekilde ölmesini arzulamak mıydı? Sevdiklerin öldükten sonra güvende olduklarına emin olup mutlu olmak mıydı mutluluk? Mutluluk kızılçam dolu bir ormanda koluna taktığın ve senin için anlamı büyük bir kadının varlığına minnet duymak mıydı? Mutluluk annenin güneşte kurutulmuş sarımtırak gevrek tarhanadan yapmış olduğu sıcacık bir tas çorbayı içmen için ….

Furkan Bayrak yazdı:”Dünyada En Uzun Süre Yayınlanmış Olan Karikatür Mizah Yayını: İngiliz Punch Dergisi”

8 Haziran 2020 Furkan BAYRAK 0

Punch Dergisi, Henry Mayhew ve Ebenezer Landell tarafından İngiltere’nin Londra şehrinde 1841 yılında yayınlanmaya başlamıştır. Haftalık çıkan dergi tarihteki en uzun soluklu karikatür mizah dergisidir. Derginin sembol karakteri ve mizah yaptığı ana karakteri; kısa boylu, gaga burunla bir insan tiplemesidir (Fotoğraf 1). Punch (Yumruk) Dergisi 1841-1992 yılları arasında toplam 7900 sayı çıkarılmıştır. Derginin çok sayıda karikatür sanatçısı vardır. Bu sanatçıların en önemlisi John Leech’tir. John Leech İngiliz karikatürünün babası sayılmaktadır. Ayrıca Punch Dergisi’nde her karikatür sanatçısının biz uzmanlık alanı vardır. Örneğin; John Tenniel ve Joseph Swaim gibi sanatçılar sadece Osmanlı İmparatorluğu’yla alakalı çizimler yapmıştır. Bu özelliğiyle de dergi yine karikatür ….

Furkan Bayrak yazdı: “Fatih Sultan Mehmet Han Hakkında Düşünceler 2”

19 Mayıs 2020 Furkan BAYRAK 0

Fatih Sultan Mehmet Han Hakkında Düşünceler 2 Yüce Türk hakkındaki genel bilgileri daha önceki düşün yazısında belirtmiştim. Şimdiki yazı önceki yazının devamıdır. Fatih ve dönemi hakkında kaleme alınan önemli olduğunu düşündüğüm kaynakları belirterek, bu kaynaklar doğrultusunda düşüncelerimi ifade edeceğim. Yüce Türk’ün dönemi hakkında en önemli belge araştırmasını yapan bilim adamlarının başında Halil İnalcık hoca gelmektedir. Onun “Fatih Devri Üzerine Tetkikler ve Vesikalar 1” adlı eseri oldukça kıymetlidir. Bu dönem hakkında birçok asıl belgeyi ve Fatih’e yakın dönemdeki yazarların eserlerini inceleyerek ortaya özgün bilgiler çıkarmıştır. Özellikle Fatih’in tahta çıkma süreciyle alakalı somut veriler sunmuştur. Yüce Türk ve dönemi hakkında yayınlanan en ….