Esma Gülaçar yazdı:” ÇOCUKKEN İNŞA ETTİĞİNİZ YETİŞKİNLER”

18 Kasım 2020 Esma GÜLAÇAR 0

ÇOCUKKEN İNŞA ETTİĞİNİZ YETİŞKİNLER Korkak bir yaşamın tek neticesi o yaşamı uzaktan seyretmek ve  dinlemektir. Ama hiçbir zaman tam anlamıyla yaşamak değildir.Hata yapmadan öğrenmek nerdeyse imkansızdır.Hayatları boyunca hata yapmaktan korktukları için hiçbir zaman risk almayan insanlar hayatlarında değişime dolayısıyla da gelişime izin vermezler.Tekdüze bir yaşamın içinde hayallerini ve ideallerini bastırmış olanlar, bir şeyleri değiştirme adına cesur adımlar atmaları için ihtiyaçları olan en önemli güçleri yani “özgüvenleri” oluşum aşamasında bastırılmış çocukluğa sahip olanlardır.Risk barındıran kararlarının  sorumluluğunu üstlenecek, ve güçlüklerle yüzleşek cesareti kendilerinde bulamazlar. Çünkü bu cesareti oluşturacak imkan hiçbir zaman sunulmamıştır önlerine. Yaptıkları ve gelecekte yapmaları gereken pek çok psikomotor beceriyi  ….

Esma Gülaçar yazdı: “Baktığımız Persfektifle Mana Bulan İçsel Mücadelemiz”

31 Ekim 2020 Esma GÜLAÇAR 0

BAKTIĞIMIZ PERSFEKTİFLE MANA BULAN İÇSEL MÜCADELEMİZ  Kendimle bir savaş içinde Çıkmazlarla dolu buhranların kıskacında yorgun ve ümitsiz  Amansız mücadelelerin karşısında  Yenik ve acizim.. Çarpışma ve direnmenin bende bulduğu  mana Adım atacak gücü elimden aldı Takdir- i ilahiye sığınma derdiyle Kavli duaya yönelmişim  Cüzzi iradem kilitlenivermiş. Çabaladıkça gerçekleştiremediklerimin gerçekliğine şahitlik ederken uğruna çabaladıklarımda “fena” damgasını görmüşüm  Düş kırıklıklarım fani Sevinçlerim fani.. Biliyorum ki değmeyecek çabalarım Değmeyecek fena olup yok olacak olan hiçbir şey için Çocukluğumda aralanan bir kapıdan içeri giriverdim Düşler dünyasında kayboldum Büyüdükçe düşleri gerçekleştirmeye koyuldum Ne hikmetse  hep düş kırıklıklarıyla piştim, olgunlaştım, terbiye oldum. Ham düşlerim pişerek gerçeğe yaklaştı. ….

Esma Gülaçar yazdı:”İyi Kötü Ayrımımında Sıkışan İnsan”

10 Ekim 2020 Esma GÜLAÇAR 0

İYİ KÖTÜ AYRIMINDA SIKIŞAN  İNSAN  Sebepler sonuçları sonuçlar sebepleri doğurur. Bir yerlerde birilerinin bozduklarını birileri tamir etmeye çalışır. Birileri sürekli yıkım ve  tahribat yaparken birileri de yıkmaktan çok daha zor olanı,  yapım ve tamiratı, yapar durur. Bir denge bir döngü içinde… Bir yerde şöyle bir söz okumuştum: “Zor zamanlar güçlü insanları doğurur. Güçlü insanlar rahat zamanları yaşatır. Rahat zamanlar zayıf insanlar üretir.Zayıf insanlar zor zamanları getirir.Ve dünyanın döngüsü böyle sürüp gider…”Böyle bir döngünün içinde külli ve cüzzi iradeyle ilerleyen kader programında kendisine biçilmiş olan başrolü imtihan meydanında oynayan insanları iki grupta sıralamaya  başladım:”tahrip edenler”  ve  ” tamir edenler”Bir tarafta kolay olanı ….

Esma Gülaçar yazdı:” Putlarından Gafil İnsan “

14 Eylül 2020 Esma GÜLAÇAR 0

PUTLARINDAN GAFİL İNSAN Kendi çapımızda ilerlerken öğrenmenin ve gelişmenin sonu olmadığını görürüz garip bir biçimde. Bu yüzden midir ki her günü biribirine denk olan ziyandadır der o yüce nida. Öğrenip sorgularken daha çok düşünmeye başlar. Daha çok dert ederiz.  Gerçeklerin korkutuculuğunun kendisini  esir almasına izin verir kimilerimiz. Heleki erdemlerini yitirmemiş  sorumluluk bilincine sahip kişilerde gözlerinin önünde cereyan eden acımasız gerçekleri görmezden gelmek mümkün değildir. Görmezden gelmek bencillerin, cahillerin, vicdansızların niteliğidir.  Bazen “keşke  umursamaz olabilsek” diye  bir  dilekte bulunurken olup biten her hadiseye bananeci bir tutum sergileyen insanların sahip olamadıkları, mahrum kaldıkları ne çok güzelliğe  sahip olduğumuz  için  onlardan farklı olduğumuzu ….

Esma Gülaçar yazdı: “Bencilleştikçe Gelen Yalnızlık”

26 Ağustos 2020 Esma GÜLAÇAR 0

BENCİLLEŞTİKÇE GELEN  YALNIZLIK İnsanlar her zaman bir arayış ve mücadele içindedirler.Eksik kalan bir şeyleri arar dururlar.Hayatlarının daimi huzurunu bulmak için çıktıkları yolda çoğu kez yanlış duraklarda iner,  aradıklarını bulamayınca da arayışa devam ederler.Cennetti de cehennnemi de kendi özümüzde bulup yaşayabileceğimizden bi haber  kendi fıtratımızı okuyamadan iç huzuru ve mutluluğu çok uzaklarda aramaya devam ederiz.İç huzurumuzu tamamlayamamızın yanı sıra boşalan sevgi depolarımızı da nasıl dolduracağımızı bilemeyiz çoğu kez.Aslında bizler çoğu kez bizde eksik olan sevgiyi, vicdan rahatlığını ve tamamlamaya çalıştığımız  kulluğumuzu ararız belki de. Kader programında bize bırakılmış olan cüzzi irademizle yol aldıkça şekillendiririz kaderimizdeki pek çok şeyi.Bazen nasip olur bazen olmaz ….

Esma Gülaçar yazdı:” Ömür Sermayemizi Tüketenler”

20 Ağustos 2020 Esma GÜLAÇAR 0

ÖMÜR SERMAYEMİZİ TÜKETENLER Kelamımız  tükenir, kalemimiz tutulur kalır kimi zaman. Biliriz ki yazacak çok şey vardır.  Yazılması, konuşulması, idrak edilmesi gereken çok şey…Ama tükeniverir bazen mücadele gücümüz.  Değiştiremediğimiz yanlışlara direnirken.  Bir zerre ile o zerre de yaşayan ve yaşatılan güzelliklerle yetinmeyi bilmemiz gerekir belki de.Çoğunluğun hüsrana uğradığını, gaflet uykusunda olduğunu anlamamız gerek.  Göregeldiğimiz yüzlerce şahsiyeti, ilim ve imtihan depolarına bakarak anlamaya çalışmalı,  Hatta belki de çoğu kez anlamak için çabalamamalıyız bile. Çünkü biz mesûliyetlerimizin sınırını aştıkça, altından kalkamayacağımız bir yükü yüklenir, kitlelerden sorumluymuşuz gibi hissederiz kendimizi. Oysaki bize verilen  sorumluluklar gücümüzü asla aşmamalıydı. Ruhumuza, bedenimize eziyet ederek birilerini kurtardığımızı bir şeyleri düzelttiğimizi ….

Esma Gülaçar yazdı:”Tembelliğimizle İmtihan”

5 Ağustos 2020 Esma GÜLAÇAR 0

TEMBELLİĞİMİZLE İMTİHAN İnsanoğlu zaafları, zayıflıkları ile  imtihan olacağını hiç düşünemez. Zayıflıklarını keşfedenlerin sürüklediği taraflara gideceğini de.Mesela tembellik ve beraberinde getirdiği tüketim alışkanlığı kişiyi ruhen  yıkıma sürükleyen bir durumdur. Çağımız insanı, tembelliğin kişiyi içten içe yıkan ne büyük bir felaket olduğunun farkında değildir. Özgün fikirleriyle bilinen bir psikoloğun ifade ettiği gibi  “Beden yoruldukça ruh dinlenir”  Konfor alanından çıkmadan, yorulmadan çabalamadan kolay yoldan kazanmanın, başarılı olmanın üzerine saatlerce kafa yoran çağımız insanı, uğraşılarını azalttıkça, hayatlarındaki boş zamanı, boşluğu, belki de uçurumu arttırdıkça düşünceler belli noktalarda tekrarlamaya, takıntılı hale gelmeye, korkular artmaya başlar. Ruh, düşülen boşluğun tetiklediği düşünme eyleminin artışına bağlı olarak yorulur ….

Esma Gülaçar yazdı:” Olumlu Düşünmenin Gücü”

17 Temmuz 2020 Esma GÜLAÇAR 0

OLUMLU DÜŞÜNMENİN GÜCÜ   Ruhsal durumumuzun fiziksel sağlığımızla doğrudan bağlantılı olduğunu artık hepimiz biliyor olmalıyız. Ünlü hekimlerden İbni Sina tâ yüzyıllar öncesinden şunu söylemiştir: “Ruhsal bir hayal gücü vardır. Bu güç hastalıkları oluşturabileceği gibi varolan rahatsızlıkları da ortadan kaldırabilir. Beden ruhsal hayal gücünün emirlerine itaat etmek zorundadır.” Bugün modern tıp ve psikoloji  bilimi de bilinçaltımızın kullandığımız olumlu olumsuz her sözcüğü  gerçek olarak kabul edip buna göre bir yol izlediğini ve düşündüklerimizin, söylediklerimizin  dönüp dolaşıp bizi bulduğunu söyler.  Bugün sıklıkla kullandığımız sözcüklerin gelecek hayatımızın gerçeklerini oluşturabileceğini  az çok tahmin edebiliriz.Yani kullandığımız olumsuz sözcüklerin yerine ağırlıklı olarak  olumlu sözcükler kullanmaya başladığımızda hayatımızın olumlu yönde ….

Esma Gülaçar yazdı:” Sosyal Medyadaki Paylaşım Çıgınlığı”

30 Haziran 2020 Esma GÜLAÇAR 2

SOSYAL MEDYADAKİ PAYLAŞIM ÇILGINLIĞI Gösteriş hastalığını öylesine normalleştirmişiz ki ömrümüzün sürprizlerle dolu her anını  sanal alemler de kitlelere duyurma ihtiyacını duyar hale geldik. Sürü psikolojisiyle hareket edip kitlelerin yöneldiği, yönlendirildiği tarafa doğru hayatımızı şekillendirmeye çalışıp birbirini taklitten ibaret olan alışkanlıklarımızdan  sıyrılamaz  hale geldik.Her yeni başlayan akıma kendimizi kaptırdıkça  kendi özgün benliğimizi inşa etmekte gitgide zorlanıyoruz. Birilerine benzemek, birilerinin yaptığını yapmak gibi bir psikolojik zorunluluk hissini yaratan akımların  pençesinde kendi özgünlüğümüzü yitiriyor, nasıl sıradanlaştığımızı, sığlaştığımızı  göremiyoruz.   Dimdik bir duruş ve kişilik kazanabilmek için çocukluğumuzdan beri çabalar dururuz oysaki. Sarsılmamak üzere inşa edilen sağlam bir kişiliğe sahip olmak için okur, dinler, tecrübe ….

Esma Gülaçar yazdı:”Sahiplenme ki Emanetin Olduğu Gerçeği Canını Yakmasın”

22 Haziran 2020 Esma GÜLAÇAR 0

SAHİPLENME Kİ EMANETİN OLDUĞU GERÇEĞİ CANINI YAKMASIN Planlar yapar, hayaller kurar, yaşamımızın bir sonraki adımını hep kontrol altına almaya çalışırız. Kendimizi öylesine inandırır öylesine  kaptırırız ki hesaba katamadığımız, kontrolümüz dışında gelişen değişimlere adapta olamaz hale geliriz. Oysaki bütün yaratılmışların gaybı bilemeyeceği 1400 yıl önce bildirilmişti. Buna rağmen insan hayatının planladığı istikametten şaşmaksızın devam edeceğini düşünerek yapmak istediklerini büyük bir hırsla gerçekleştirmeye koyulur. Uğruna çabaladıklarımızın karşılığını bir şekilde  alacağımız gerçeğini gözardı etmemekle  beraber, karşılığını bu dünyada alamadıklarımızın bize nasip olmadığı gerçeğini kabullenmemiz gerekir.  “Her şey herkese nasip olmaz” bu söz bile hayatımızda çok şeyi değiştirebilir. Sahip olduğumuz güzellikleri görmemizi sağlayıp sahip olamadıklarımıza ….