Esma Gülaçar yazdı: ” Tanı O Garipleri Gözlerinden “

7 Temmuz 2021 Esma GÜLAÇAR 0

TANI O GARİPLERİ GÖZLERİNDEN Gariptirler onlar, kimi zaman bir yürek sancısından, kimi zaman dışlanmışlıktan kimi zaman yokluktan, kimi zaman hakkı konuşup savunmaktan Çok uzağımızda değil onlar, hatta kimi zaman onları kendi geçmişimizde bulacak kadar yakınız onlara.  Hangimiz hayatımızın herhangi bir döneminde, kısa vade de olsa  garip olmadık ki? Hangimiz bizi yalnızlığımıza gömen çaresizliğimizin kıskacında, kırılan yüreklerimizin feryadıyla başbaşa kalmadık ki? Kimi zaman hakettik kimi zaman sabrettik Kimi gariplerin imtihanı kimilerinin cezasıdır yaşadıkları… Musibeti bir ikaz mahiyetinde  olan musibetzedelerin hali zehirli bir sudan içmektense bir süre susuz bırakılmak gibidir. Hataların, suçların doğurduğu o en etkili öğretmen olan musibeti yaşayan, yaptıklarının bedelini ….

Esma Gülaçar yazdı:”HOŞGÖRÜ İKLİMİNDE BİR HASSAS MÜCADELE “

24 Nisan 2021 Esma GÜLAÇAR 0

HOŞGÖRÜ İKLİMİNDE BİR HASSAS MÜCADELE  Sabır neydi diye sorarım bazen kendime. Onu ölçecek bir ölçüt varmıdır? Onu tanımlayacak, onu ifade edebilecek bir kelime.. Bir boyun eğiş bir korkaklık, bir pısırıklık değildi kesinlikle. Aksine bir mücadele, bir mücahede, bir direniş, bir cesaretti anladım ki. Sonra onu ne çabuk tükettiğimizi ve zamanla yok ettiğimizi ve  tahammülün, hoşgörünün, müsamahanın, yerine göre boşverebilmenin önemini farkettim.  Kendi bildiğimizi okumayı kendimiz için yaşamayı, ben merkezci olmayı  prensip haline  getirdiğimizi ve paylaşma, dayanışma kültürünü yok ettiğimizi de..  Anneler yetiştirdikleri çocuklarına hiçbir şeye  katlanmak zorunda olmadıklarını telkin edip duruyor. Ve önlerindeki her engeli, zorluğu kaldırarak her istediklerini yapmaya ….

Esma Gülaçar yazdı:” Yaşlanınca Rahat Etmek mi?”

1 Mart 2021 Esma GÜLAÇAR 0

YAŞLANINCA RAHAT ETMEK Mİ? Yaşlanınca rahat etmek için gençliğinde çabalıyormuş insanlar. Ben bu garipsediğim durumu daha önce çok kez yaşadığım gibi yaşayarak daha iyi anlayacak veya hak verecek miyim bilmiyorum. Ömrümün yaşlılığımı görecek kadar devam edip etmeyeceğini anlamamı sağlayacak gayb bilgisinden yoksunum nasılsa. Ama yaşlılığın biyolojik olarak rahatlamaktan  ziyade  hücrelerimizin ölümüyle başlayarak oluşumunu yıllar içinde tamamlayan hastalıkların genelde  en sık görüldüğü ve nihayetinde gerçek ölümümüzle son bulacak olan bir süreç olduğunu biliyorum.  Elbetteki her insan dolayısıyla her bünye farklı olduğu için her hastalık herkeste aynı etkiyi göstermez, herkes aynı sayı ve şiddette hastalık yaşamaz. Ruh ve beden(fizyolojik) sağlığımızı korumaya yönelik ….

Esma Gülaçar yazdı: “Ne Vakte Dek Diye Sorarlarsa”

9 Aralık 2020 Esma GÜLAÇAR 0

NE VAKTE DEK DİYE SORARLARSA  Yaz dedim  Gördükçe, duydukça, hissetikçe yaz.. Kalbinden aklına, aklından parmaklarına dökülen  tüm birikmişleri bir bir dök cümlelere  Sen keşfettikçe kendini,  kainatı, varoluş hikmetini   Milim milim aş kendini  Yetersizliklerini, yanılgılarını, yanlışlarını indir sırtından, dönüp bakmaksızın ardına  yol al. Karşına çıkacak mucizelerin, sürprizlerin; meraklı, heyecanlı, içsel mutluluğunu kaybetmemiş bir talibi olarak ilerle! Ve bilmediğin niceleri öğrenmek, yeniden keşfetmek, bir milim daha tırmanmak üzere aç algılarının, idrakının tüm kapılarını. Kurtul! seni geriye mahkum eden tüm önyargılarından, at gözlüklerinden ve kalıplarından.  Sıyrıl! seni sen olmaktan uzaklaştıran tüm maskelerden.  Uzaklaş! baktığın, gördüğün perspektifi bulanıklaştıran ve karartan tüm  karanlık  düşüncelerinden, karamsarlığından ….

Esma Gülaçar yazdı:” ÇOCUKKEN İNŞA ETTİĞİNİZ YETİŞKİNLER”

18 Kasım 2020 Esma GÜLAÇAR 0

ÇOCUKKEN İNŞA ETTİĞİNİZ YETİŞKİNLER Korkak bir yaşamın tek neticesi o yaşamı uzaktan seyretmek ve  dinlemektir. Ama hiçbir zaman tam anlamıyla yaşamak değildir.Hata yapmadan öğrenmek nerdeyse imkansızdır.Hayatları boyunca hata yapmaktan korktukları için hiçbir zaman risk almayan insanlar hayatlarında değişime dolayısıyla da gelişime izin vermezler.Tekdüze bir yaşamın içinde hayallerini ve ideallerini bastırmış olanlar, bir şeyleri değiştirme adına cesur adımlar atmaları için ihtiyaçları olan en önemli güçleri yani “özgüvenleri” oluşum aşamasında bastırılmış çocukluğa sahip olanlardır.Risk barındıran kararlarının  sorumluluğunu üstlenecek, ve güçlüklerle yüzleşek cesareti kendilerinde bulamazlar. Çünkü bu cesareti oluşturacak imkan hiçbir zaman sunulmamıştır önlerine. Yaptıkları ve gelecekte yapmaları gereken pek çok psikomotor beceriyi  ….

Esma Gülaçar yazdı: “Baktığımız Persfektifle Mana Bulan İçsel Mücadelemiz”

31 Ekim 2020 Esma GÜLAÇAR 0

BAKTIĞIMIZ PERSFEKTİFLE MANA BULAN İÇSEL MÜCADELEMİZ  Kendimle bir savaş içinde Çıkmazlarla dolu buhranların kıskacında yorgun ve ümitsiz  Amansız mücadelelerin karşısında  Yenik ve acizim.. Çarpışma ve direnmenin bende bulduğu  mana Adım atacak gücü elimden aldı Takdir- i ilahiye sığınma derdiyle Kavli duaya yönelmişim  Cüzzi iradem kilitlenivermiş. Çabaladıkça gerçekleştiremediklerimin gerçekliğine şahitlik ederken uğruna çabaladıklarımda “fena” damgasını görmüşüm  Düş kırıklıklarım fani Sevinçlerim fani.. Biliyorum ki değmeyecek çabalarım Değmeyecek fena olup yok olacak olan hiçbir şey için Çocukluğumda aralanan bir kapıdan içeri giriverdim Düşler dünyasında kayboldum Büyüdükçe düşleri gerçekleştirmeye koyuldum Ne hikmetse  hep düş kırıklıklarıyla piştim, olgunlaştım, terbiye oldum. Ham düşlerim pişerek gerçeğe yaklaştı. ….

Esma Gülaçar yazdı:”İyi Kötü Ayrımımında Sıkışan İnsan”

10 Ekim 2020 Esma GÜLAÇAR 0

İYİ KÖTÜ AYRIMINDA SIKIŞAN  İNSAN  Sebepler sonuçları sonuçlar sebepleri doğurur. Bir yerlerde birilerinin bozduklarını birileri tamir etmeye çalışır. Birileri sürekli yıkım ve  tahribat yaparken birileri de yıkmaktan çok daha zor olanı,  yapım ve tamiratı, yapar durur. Bir denge bir döngü içinde… Bir yerde şöyle bir söz okumuştum: “Zor zamanlar güçlü insanları doğurur. Güçlü insanlar rahat zamanları yaşatır. Rahat zamanlar zayıf insanlar üretir.Zayıf insanlar zor zamanları getirir.Ve dünyanın döngüsü böyle sürüp gider…”Böyle bir döngünün içinde külli ve cüzzi iradeyle ilerleyen kader programında kendisine biçilmiş olan başrolü imtihan meydanında oynayan insanları iki grupta sıralamaya  başladım:”tahrip edenler”  ve  ” tamir edenler”Bir tarafta kolay olanı ….

Esma Gülaçar yazdı:” Putlarından Gafil İnsan “

14 Eylül 2020 Esma GÜLAÇAR 0

PUTLARINDAN GAFİL İNSAN Kendi çapımızda ilerlerken öğrenmenin ve gelişmenin sonu olmadığını görürüz garip bir biçimde. Bu yüzden midir ki her günü biribirine denk olan ziyandadır der o yüce nida. Öğrenip sorgularken daha çok düşünmeye başlar. Daha çok dert ederiz.  Gerçeklerin korkutuculuğunun kendisini  esir almasına izin verir kimilerimiz. Heleki erdemlerini yitirmemiş  sorumluluk bilincine sahip kişilerde gözlerinin önünde cereyan eden acımasız gerçekleri görmezden gelmek mümkün değildir. Görmezden gelmek bencillerin, cahillerin, vicdansızların niteliğidir.  Bazen “keşke  umursamaz olabilsek” diye  bir  dilekte bulunurken olup biten her hadiseye bananeci bir tutum sergileyen insanların sahip olamadıkları, mahrum kaldıkları ne çok güzelliğe  sahip olduğumuz  için  onlardan farklı olduğumuzu ….

Esma Gülaçar yazdı: “Bencilleştikçe Gelen Yalnızlık”

26 Ağustos 2020 Esma GÜLAÇAR 0

BENCİLLEŞTİKÇE GELEN  YALNIZLIK İnsanlar her zaman bir arayış ve mücadele içindedirler.Eksik kalan bir şeyleri arar dururlar.Hayatlarının daimi huzurunu bulmak için çıktıkları yolda çoğu kez yanlış duraklarda iner,  aradıklarını bulamayınca da arayışa devam ederler.Cennetti de cehennnemi de kendi özümüzde bulup yaşayabileceğimizden bi haber  kendi fıtratımızı okuyamadan iç huzuru ve mutluluğu çok uzaklarda aramaya devam ederiz.İç huzurumuzu tamamlayamamızın yanı sıra boşalan sevgi depolarımızı da nasıl dolduracağımızı bilemeyiz çoğu kez.Aslında bizler çoğu kez bizde eksik olan sevgiyi, vicdan rahatlığını ve tamamlamaya çalıştığımız  kulluğumuzu ararız belki de. Kader programında bize bırakılmış olan cüzzi irademizle yol aldıkça şekillendiririz kaderimizdeki pek çok şeyi.Bazen nasip olur bazen olmaz ….

Esma Gülaçar yazdı:” Ömür Sermayemizi Tüketenler”

20 Ağustos 2020 Esma GÜLAÇAR 0

ÖMÜR SERMAYEMİZİ TÜKETENLER Kelamımız  tükenir, kalemimiz tutulur kalır kimi zaman. Biliriz ki yazacak çok şey vardır.  Yazılması, konuşulması, idrak edilmesi gereken çok şey…Ama tükeniverir bazen mücadele gücümüz.  Değiştiremediğimiz yanlışlara direnirken.  Bir zerre ile o zerre de yaşayan ve yaşatılan güzelliklerle yetinmeyi bilmemiz gerekir belki de.Çoğunluğun hüsrana uğradığını, gaflet uykusunda olduğunu anlamamız gerek.  Göregeldiğimiz yüzlerce şahsiyeti, ilim ve imtihan depolarına bakarak anlamaya çalışmalı,  Hatta belki de çoğu kez anlamak için çabalamamalıyız bile. Çünkü biz mesûliyetlerimizin sınırını aştıkça, altından kalkamayacağımız bir yükü yüklenir, kitlelerden sorumluymuşuz gibi hissederiz kendimizi. Oysaki bize verilen  sorumluluklar gücümüzü asla aşmamalıydı. Ruhumuza, bedenimize eziyet ederek birilerini kurtardığımızı bir şeyleri düzelttiğimizi ….