Barış Tanrıver yazdı: ” AYASOFYA’DA YÜKSELEN ÇEKİÇ SESLERİ “

11 Kasım 2019 Barış TANRIVER 0

Bugünler de tarihi yarım adaya yolunuz düşerse, Ayasofya‘ ya girmeseniz bile, mutlaka caferiye sokağına girin. Sokağa girdiğinizde çekiç sesleri duyacaksınız. Ayasofya ya baktığınızda ise, o muhteşem mabedin bahçesinde yeniden yükselen bir eser göreceksiniz. İstanbul, Fatih Sultan Mehmet ve ordusu tarafından fethedilince, bugün zeyrek mahallesinde bulunan Pantokrator Manastırı (zeyrek camii) bir medrese haline getirilmiş ve yapı İstanbul’un Osmanlı dönemine ait ilk eğitim kurumu olmuştur. Daha sonraki yıllarda ise Ayasofya’nın bahçesine Sultan 2. Mehmet bir medrese yaptırır. Semerkant’dan İstanbul’a gelen meşhur alim Ali Kuşçu, Fatih tarafından Ayasofya Medresesi’ne müderris tayin edilir. Bu tayin İstanbul’da astronomi ve matematik alanındaki çalışmalara canlılık getirmiş, hatta Ali Kuşçu’nun derslerini ….

Barış Tanrıver yazdı: “BİR KÖY DERNEĞİNİN SANAT AŞKI OLTU ŞURA HÜKÜMETİ”

15 Haziran 2019 Barış TANRIVER 0

93 Harbinin acı izleri Erzurum Oltu da bir başka hissedilmişti. Oltu’nun, Ayastefanos antlaşması ile Ruslara bırakılması, bölge halkına çileli yıllar yaşattı ve muhtelif düşmanlarla yaklaşık 40 yıl mücadele ettiler. Devamında, “asla düşman boyunduruğuna girmeyiz” diyerek hükümet kurdular. Oltu da ay yıldızlı bayrağımızı yeniden dalgalandırmak için canla başla mücadele ettiler. Oltu Şura Hükümeti’ni 20 yaşlarında iken duymuştum. Birkaç yıl önce bir derneğe davet edildiğimde masanın üzerinde Prof. Dr. Erdal Aydoğan’ın yazdığı “Oltu Şura Hükümeti” kitabını gördüm. İçinde, o hükümetin kurucuları arasında yer alan Yasin Haşimoğlu’nun günlükleri de yer alıyordu. Kitap bana hediye edilmişti. Okuyup bitirdiğimde, bir kaza halkının bu büyük mücadelesi, ….

Barış Tanrıver yazdı: ” ONU ANMAMIZ GEREKEN GÜN SEVGİLİLER GÜNÜ KUTLUYORUZ- DELİ HALİT PAŞA “

11 Haziran 2019 Barış TANRIVER 1

Yemen, Trablusgarp, Balkanlar, Gümüşhane, Erzurum, Kars, Ardahan, Artvin, Bayburt, Kocaeli, Sakarya, Mudanya, Gemlik ve Ankara da görev yapan bu kahraman hakkında 500 sayfa okudum. Girdiği savaşlar ve çatışmalar o kadar fazla ki, hepsini aklımda tutamadım. Yazdığım şehirler ve bölgeler aklımda kalanlardı. Ona Deli Halit Paşa diyorlardı. Deliliği gözü karalığındandı. Görgü tanıklarının ifadeleriyle, Düşmana karşı Fetih suresini ezberden okuyarak ve çoğu kez mevzi almadan ilerleyen cesur bir askerdi. Belinde iki tabancası vardı. Kendi deyimiyle sağ tarafındaki tabancasının adı “namuslu” diğerin adı ise “namussuz” idi. Biri ile düşmana, diğeri ile savaştan kaçanlara ateş ediyordu. Prensiplerinden taviz vermediği için girdiği her çatışmadan zaferle ….