Afife Öztürk yazdı:”Yine de Bekleyelim mi?”

Neden geç kalıyoruz?
Bizi, neredeyse her konuda, beklemeye iten ne?
Elbette beklememiz, sabırlı olmamız gereken durumlar var. Fakat zamanın insanlarına bakıyorum, bize bakıyorum, her şeyi askıya alıyoruz.
Konu ne olursa olsun, beklemek oluyor seçeneğimiz. Ertelemek oluyor aklımıza ilk gelen…
Her şeyin kendiliğinden olmasını beklemek ne kadar doğru? Evet haklısınız, kendiliğinden olan şeyler hakikaten güzeldir ama tecrübe ederek öğrendik ki, kendiliğinden olmuyor. Emeksiz olan hiçbir şeyin kıymeti de bilinmiyor. Zaten kendiliğinden olan çok az şey var.
Ne yapmamız gerektiği aşikârdır.
Adım atmamız gerekiyorsa, adım atacağız. Yürümek gerekiyorsa yürümek, koşmak gerekiyorsa koşmak, kalmak gerekiyorsa kalmak, gitmek gerekiyorsa gitmek, bitirmek gerekiyorsa bitirmek, başlamak gerekiyorsa başlamak icab eder.
Bizler çoğu zaman ne yapmamız gerektiğini biliyoruz ama yapmıyoruz. Hayatımızı düzene sokacak, bize iyi gelecek her şeye geç kalıyoruz.
Rasim Özdenören’in, Gül yetiştiren adam isimli kitabında geçen şu sözler ders niteliğindedir;
“geç demek, çaresizlik demektir. Yani artık yapacağı bir şeyin kalmadığına inanmak demek”…
Vakit varken yapmak, vakit varken söylemek dururken beklemek neden?
İş işten geçtikten sonra gösterdiğin çaba neye yarar? Beyhude yorgunluk!
Kaybettikten sonra dövünmeye alışmış gibiyiz. Üzerimize yapışmış boşvermişlik. “olmasa da olur” dediğin şeyler olmadığında neden acı içinde kıvranıyorsun?
Aldatmasın seni zaman. Hiçbir şey aynı kalmıyor. İnsanlar değişiyor dolayısıyla zaman da değişiyor. Bıraktığın gibi kalmıyor.
Düşün ve cesur ol. Seni mutlu edeceğini düşündüğün yolu adımlamaya başla…
Yürü, savaşmayı öğren. Beklemen gerekiyorsa bekle ama senin için hazırlanmış, sana sunulan ve seni bekleyen güzelliklere geç kalma,
“çünkü geç demek, çaresizlik demektir.”

AFİFE ÖZTÜRK

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*