Afîfe Öztürk yazdı: “Kendine Sor”

Herkesin şikâyeti aynı; “samimiyetsizlik”
Neden bunu başkalarına sormak yerine kendimize sormuyoruz?Neden her şeyin cevabının başkalarında olduğunu düşünüyor ve bir kez olsun dönüp kendimize sormuyoruz? Belki de cevap bizdedir. Yanlış yolda doğruyu bulmak mümkün mü?             

Hep söylenir; “önce kendine bak.” Bakıyor muyuz? Suçlamalar, yermeler, yadırgamalar başlamadan evvel, aynaya bakıyor muyuz? Madem hepimiz hatasız ve yanlışsızız, bunca hata kime ait? Neden herkes anlaşılmamaktan yakınıp, başını önüne eğiyor? Neden hepimiz mahzun ve kederliyiz? 

            Cevapları başkasında arama. Kendine sor. Hepimiz suçluyuz. Hepimizde var bir samimiyetsizlik. Kendimize karşı bile dürüst değiliz. Aslında her şeyin cevabı tek cümlede özetlenebilir; Senin başkasına yaptığını, başkası gelip sana yapıyor. Belki de haksızlığa uğradığını düşünmen başlı başına bir hata. Senin yaptığın haksızlık, dönüp dolaşıp seni bulmuş olamaz mı?Hiç kimse yüzde yüz iyi değildir. Hepimiz kalp kırıyor, üzüyor, sevenlerimizi hayal kırıklığına uğratıyoruz. İsteyerek veya istemeyerek, bilerek veya bilmeyerek. Düşün, kendini sorgula, kendini tanı, kusurlarını, hatalarını gör ve iyileştir kendini. Bir tek seninle, benimle bitmez evet ama seninle ve benimle başlar. Sen yaparsan, başkası da yapar, çoğalırız. Elbette dengeni koru, samimiyetine rağmen samimiyetsizliğiyle yanında durandan uzaklaş. Fakat her şeyden önce sen üstüne düşeni yap. 

              Hepimiz sevgiyi arıyoruz. Vefayı, sadakati, samimiyeti. Sen kendinde olanı gizlersen, karşındaki vermez sana samimiyetini. Kimse aşikar etmezse kalbindekini, göremeyiz sevginin esamesini…Aradığını bulmak istiyorsan, arayanlara aradığını vereceksin.Her şeyin göz önünde yaşandığı bu çağda, yan yanayız ama soğuk kalplerimiz.Sevgi sözcükleri kalbimizden gelmiyor ama dökülüyor her an dilimizden. İçimiz başka, dışımız başka söylüyor. Belki de sosyal medya aramıza erimez buzlar koydu.Sevemiyor, sevilmiyoruz. Samimiyetle gitmiyor, samimiyetle karşılanmıyoruz.       

        Başkalarına kızmayı bırakıp, kendi kalbimizi yoklayalım.Bunu yaptığımız vakit göreceğiz ki; kabahatimiz, boyumuzu aşmış. Biz nasılsak, öyleymiş karşımızdaki.               

Ve yaşadığı bütün kalp kırıklıklarına. Hayal kırıklıklarına rağmen, samimiyetini ve iyiliğini kaybetmeyen insanlar da var. o insanların çoğalmasını diliyorum. Çünkü onlar çoğaldıkça, biz iyi olacağız, biz iyi olursak, dünya iyi bir yer olur.

Afîfe ÖZTÜRK- 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*