Afife Öztürk şiiri: “Olağan Duygular”

Susuyorum…

Her şeyin ya da hiç olmazsa bir şeylerin düzeleceğine olan inancımı yitirmek üzereyim.

İnsan umutsuz yaşayabilir mi?

Karanlığı sevenler bile bir süre sonra ışık aramaz mı?

Herkes sevinçlerimden bahsetmemi istiyor,

bardağın dolu tarafından bakmalıymışım.

Bardağın dolu tarafını tüketeli çok olmadı mı? Her şeyi harcadım.

Umutlarımı, sevinçlerimi, iyimser tarafımı…

“Hayat bir sana mı böyle Leyla?”

İçimdeki sesin de cevabı belli;

Herkesin yaraları ve hayal kırıklıkları var.

Elbette…

Ama kimseyi umursamadan sadece bir anlığına kendi üzüntülerimle meşgul olsam ve sadece kendime üzülsem, çok mu bencil olurum?

“Güzel olanı gör Leyla!”

Onları görmezden gelemem.

Görüyorum, gülümsüyorum, heyecanlanıyorum bazen ama burası dünya, üzülmek de sevinmek kadar doğal. Hatta üzüntülerimizin çok, mutluluklarımızın az olduğu bir yer.

Her şeye rağmen içimde umudun kırıntılarıyla büyük hayaller kurduğumun farkındayım. Minicik bir ümit insana neler düşündürüyor bilsen…

Yine de kendime karamsar olmayı öğütlüyorum kimi zaman, olabilecek düşler kurmaya zorluyorum kendimi.

“İçinde neler oluyor biliyor musun Leyla?

Aydınlık tarafınla savaşıyor, karanlık yanın.”

Mütemadiyen kendimle savaş hâlinde olduğumu biliyorum. Şimdiye kadar ne kazandığımı ya da ne kaybettiğimi saymadım ama belki de henüz kazanılmış ya da kaybedilmiş bir şey yoktur.

Aldığım yaralarla yaşamak nasıl mümkün?

“İnan Leyla…

İnan ve umut et!”

İçimde yumuşak ve merhametle konuşan bu sese karşı koyamıyorum. Güven verici, inandırıcı… Peşinden sürükleniyorum ama vazgeçemiyorum inanmaktan ona.

Umudumu yitirdim desem de, bekliyorum.

Beklemek de umut etmek değil midir?

Ne olacağını bilmemek insanı yürümeye mecbur bırakıyor. Hangi yol seni nereye götürür? Merak ediyorsun, bilmiyorsun ve öğrenmek istiyorsun. Muhtemelen iyi şeyler olacağına inanıyorsun.

Ben de böyle çok yola çıktım, sonunu görmediğim o yollar…

Buna devam etmeli miyim?

Beni çeken yollara çıkmalı mıyım?

Fakat hayli yorgunum,

biraz durup dinlensem, geç kalır mıyım?…

Afîfe ÖZTÜRK- 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*