Hera Samıkıran yazdı: “Ksenophanes’e Mektuplar-1”

28 Kasım 2021 Hera SAMIKIRAN 0

Ben seni sakladım onlar yasakladı. Hangi ayinin kurbanı bu? Ben uzaklaşırken onların beni içine attığı bu yangını ilk yakan ne? Belki bir sonbahar şenliğidir bu bilmediğim bir dilde. Ben okuma yazmayı bunca karmaşada nasıl öğreneceğim. Çaresizim ve çarelerim çaresizliğimle bir türlü uzlaşmıyor. Ne istiyor karşılığında nedir yetinemediği hangi kül bu savrulup duran üstümüzde. Sırtımızda bir geçmişin bi türlü geçmemişliği. Benim söndürdüğüm yangınlar neden hep benden önce varıyor bir sonraki duraklarıma? Ben benden hızlı çoğalan bu korla nasıl savaşabilirim ve neden hep savaşmak zorundayım? Herkesin başında ölümsüz bir kan davası. Çeyizler, adaklar ve hatta o meşhur mavi gök hiçbir zaman çare ….

Turhan Muharrem Turhan:”İçinden Sokak Geçen Yazı”

26 Kasım 2021 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

İçinden Sokak Geçen Yazı Benim çaya, senin biraya On lira, verdiğimiz akşamlardan biriydi. İzbe bir sokağın yıkık dökük bir binasına bakıp, tarihle demleniyorduk güya. Çalgıcıları, mezhebi belirsiz garsonu ve arsız çiçek satıcılarını saymazsak masamız çokta kalabalık sayılmazdı hani.. Kadınların saçları boynumu dolamalıydı misal, sonra gök kubbeyi arşınlamalılardı omuzları falan filan işte.. Bir hayata, bir umuda dönüşecek bir söz yakalasam öyle apansız ve umursamaz yürürdüm  biliyorum.. Böyle gök kubbe altında oturur kene de.. Sessizlik ve nem mermi gibi düşüyordu gömleğimin yakasına. Ne ağır diye hayıflanıyordum.. Bir amaç bir  dava arar ya insan arkasında kitleler sürükleyecek.. Ufak bir çocuğun kirli yüzü belirdi ….

Leyla Yıldız: ” Sözün mûsîkârı sustu!”

26 Kasım 2021 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

         Sözün mûsîkârı sustu!                          “Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız.”                                                                                                               Sezai Karakoç             Gagasında yüzlerce muştuyla gelmişti: “Allâh’a inanmak bir müjdedir.” dedi. Kalplere diken ekenlere inat gül muştusu verdi. “İnkâr tutsaklık, inanç özgürlüktür.” dedi. Dikeni değil gülü suladı.             “Gönüller birliğini muştu kuracaktır.”             Şiirle rûhlarda kapanmış kapılar, semâya açılacaktı. Rûhun Ayasofyaları, rûhun Süleymaniyeleri yükselecekti yeniden.             “Şiir, rûh pencerelerini Allah’a açtıkça şiirdir. Yoksa balmumundan peteklerdir, bal değil.”dedi.             Rûhunun ilham seferi, Cebrail soluğuyla destekli. “Peygamber çiçeğinin aydınlığında” söyledi şiirlerini. Çağdaş şiirin formuyla eski şiirin ferah-efzâ esintisini getirdi. Kaknüs gibi “o şarkıya özenip” nağmeli mısralar terennüm etti. ….