Reyhan Yılmaz yazdı: “Balkon”

31 Ağustos 2021 Reyhan YILMAZ 0

BALKON Akşam, peygamberin en ihtiyaç duyduğu anda gönderilen ayet gibi iniyor yüzüme. Benim olmayan bir evin, başka bir şehre bakan balkon kapısını ardına kadar açıyorum. Komşu balkonlardan odama sızan kahkahalar; eski, uzak, unutulmuş bir hikayeye ait sanki. Herkesin bir hikayesi var demiştim sana. Herkesin yaşadığı bir hayat. Ben insanların hikayeleri akarken kenarda bekleyip, arada dahil olan bir konuktum sanki. Ben, senin hikayene dahil olabileceğini sanan histerik bir roman kahramanıydım buradan önce. Benim olmayan evin, yüzüme ayet gibi inen akşama açılan balkon kapısında, sadece bana ait bir hikaye yazmaya başlıyorum. Sana artık anlatamadığım her cümle vazgeçişimle kutsanıyor. İçmeyi unutup soğuttuğum bir ….

Yunus Emre Gürünlü Türk’ün Destanı şiirinde, bizlere Anadolu’yu mana-ı hikmet şuurunda destansı bir dil ve tarih ile anlattı.

25 Ağustos 2021 Yunus Emre GÜRÜNLÜ 2

Türk’ün Destanı Akalım ey akıncı Altaylardan akalım Altımızda toprak, üstte göğü bağırtalım Dolalım boy boy Malazgirt ovasına Adın tanınmayan diyarlara ulaşalım *** Yurt olalım yurt olalım Boy oba birlik olalım At sürelim Altaylardan Malazgirt’te yurt olalım *** Şiarımızdır Kelime-i Tevhid Ordularımız olsa hep şehid Çıktığımız yoldan dönmeyiz Yurt ettik Anadolu’yu biz. *** İmandan zırhını kuşandın sırtına Namazı kıldırdın ordularına Ne kudretli sultansın sen Fetihler babasının diğer namınla *** Çalındı nevbetler, vuruldu kösler Dillerde tekbir Allahü Ekber İnsin oklar tepelerine sağnak sağnak Anadolu’nun kapısını açıyor Türkler. *** Kutlu ola kutlu ola Malazgirt’ten Anadolu yurt ola Açtın önünü ey koca sultan; istikbalde ….

Hakan Uslu şiiri: “Brahms I.”

16 Ağustos 2021 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

Brahms I. söz varmış önce su varmış yok yok önce aşk varmış kim neyi nasıl demişse demiş, geçtim! bak biraz sonra ben şair olacakmışım sıfatları tamlatarak -böyle bir dünyada şiir diye bir şey olabilirmiş gibi- -sanki dünyada özneler var olabiliyormuş gibi- geçtim! önceyi müjdeleyerek içime dışıma geçtim! sayıları, noktaları, ve buhurları geçtim! Köpründen — sen, benim duruluğu tanımlayan bestem; doğurup kadınlığını kucaklayarak yüce, naaşıma diş geçirecek cenaze marşım, ilk. olsa da işgaller mazur, olmasa da başlangıçlar bizimdir sonumsa daima senin olsa — kın, koşum, kevgir ve mat! -ya şimdi neler görmek var esrarlı yüreğinden öperek narkotiğe nal toplatmak mı olacak ….

Leyla Yıldız yazdı: “Bir gün şehre bir yabancı gelir”

10 Ağustos 2021 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

            Bir gün şehre bir yabancı gelir                               “Ateşi ve ihaneti gördük ve yanan gözlerimizle durduk  bu dünyanın üzerinde                               Bir gün şehre bir yabancı gelir. Kültürel belleğimizi istila eder. Harami gibi talan eder şehirlerimizi; köklü medeniyetimizi, inşa ve ihya hüviyetli mazimizi, geleneksel mimarimizi, tek katlı, kiremit çatılı hanelerimizi; Arnavut kaldırımlı, taş döşeli yollarımızı, akasya kokulu sokağımızı…             “evvel zaman içinde / kalbur saman ölür”             Bir zamanlar mahallemize görkem katan minarelerimiz, sokağımıza huzur yayan çeşmelerimiz vardı. Üstümüzde yıldızlı gökyüzü… Kalbimizde iman… “Kubbelerde uğuldar Bâkî / çeşmelerden akar(dı) Sinan”. Sıcak, sevecen, gülüşü yüzünü kaplayan insanlarımız ve bu insanların yaşadığı, ….

E.Gülüş Teke yazdı: “Gece Konuşmaları”

5 Ağustos 2021 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

GECE KONUŞMALARI Senden ırak olanın özlenmesi bir mağlubiyet midir? Kaç zamandır mağlubum? Özlem ve vuslat arasında İtibarsız bir topaç gibi fır dönmek acınası bir durum mudur? Kendime acımalı mıyım? Kuruntular, insan zihninin kırıntıları derdi annem. Kuruntularım kırıntı mı sahiden? Düşüncelerim zihnimi kemirirken mi saçıldı bu kuruntu adındaki kırıntılar? Yine köşeye sıkıştım bak! Ne çok sorular üşüşüyor aklıma, sıra sıra ardı arkası kesilmeksizin.  Eskime sürecinin ritmi beni söz mezarlığına doğru sürüklüyor olmalı.  Yoksa geçkin ruhum kokuşmanın tatlılığına mı alıştı? İçgüdülerimin soyut zaafları beni esir almış olabilir mi? Simgelerin maskesinin altında ne var? Çıldırıyorum galiba! Belirsizliğin boğuk sesi uğultulu bir rüzgâr gibi ….

Nazlı Akkaya yazdı: “Ya Beton Olsaydı”

5 Ağustos 2021 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

                   Ya Beton Olsaydı                                                                     Uzun uzadıya ödül konuşması hazırlayıp, sahneye çıkınca alkıştan mıdır yoksa onca kişinin önünde olmaktan mıdır bilmem; titreyen elleriyle mikrofonu bir oraya bir buraya savura savura yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz doğaçlama bir konuşma yapan, ama hayatının konuşmasını yapan insanlar gibiyim şu an…               Sana anlatacağım çok şey vardı oysa… Çok not aldım. Çok araştırdım lakin, bilgisayarım mikrofon etkisi yaptı sanki bende… Klavyenin başına oturur oturmaz titreyen kalbimle dökülüversin içimdekiler dedim… Kahveci dükkanlarının hiç insani ölçülerde olmayan kahvelerinden birini yanıma alıp,   en insani olandan bahsedeceğim sana… Bu yüzyılın insanı olmakla ,olmamak arasındaki kararsızlığı sızdıracağım yüreğimden…Kahvem bitince kalkarım haberin ….