Arzu Aytan yazdı: “Yazarın Çırpınışları”

31 Ocak 2021 Arzu AYTAN 0

Yazarın Çırpınışları Kapı aralığından süzülen izmarit dumanı, günlerdir gün ışığından yoksun havasız evi sarıp sarmalamıştı. Masasının üzeri boş fincanlar, bitmiş kalemler, buruşturup atılmış kağıtlarla doluydu. Şakaklarından süzülen ağrı sanki burnuna yol almış boğazı tuhaf bir acının pençesinde çıkmayan sözcüklerle boğuşuyordu. Oda sessizliğin çığlıklarıyla yankılanırken mürekkebe bulanmış parmaklarına bakındı. Orta parmağındaki nasır bu kadar büyük müydü? Yoksa son günlerde mi büyümüştü? Beyninin bu gibi zırvalara verecek yanıtı varken neden karakterine yol aldıramıyordu? Ahmağın tekiyim diyerek elindeki kalemini hoyratça masaya fırlatıp hızla mutfağa yöneldi. Kavanozun dibindeki son kaşık kahveyi ocağının üzerine bırakıp, art arda üç bardak suyu başına dikiverdi. Soluk soluğa kalırken ….

Hatice Coşkun şiiri: ” Bir Kırık Hüzün”

31 Ocak 2021 Hatice COŞKUN 0

Bir Kırık Hüzün Kalemin yakarışlarını duymuyorsa bir kağıt Duymuyorsa yarin bakışlarını bir kalp Hissetmiyorsa gökyüzündeki bulut, sevdayı Meşk olmuş hayatlar yaşıyorsak hüzünden Almışsa hayat bir yerlerden umudumuzu Düşlere açılan pencereler hep açık kalmalı… Gökyüzü hep parlamalı Yıldızlar düşmeli mağrur ve yenilmiş gözlere Toprak kabul etmemeli sevgiden mahrum bir ağacı Yansımasıyla düşmemeli bedenler  logar kapağına Sokak lambaları yanmamalı kaldırımlarda Yollar çıkmıyorsa aşka Gitmemeli yoksun bir hüzün ile varılacak yere Yareni yoksa düşlerin Hayaller kurulmayacaksa panjuru beyaz evlerde Yaşamamalı siyah-ı  gamzeli gözlerde Sahipsiz kalmamalı sevdalar Yetim çocuklar gibi hüzünlü eğmemeli başlarını yere Anneler gülmeyecekse yarım olmamalı ayrılıklar Sevdalar diyorum azizler Kavuşmak olmayacaksa ….

Nesimi Argun yazdı: “Metronom”

31 Ocak 2021 Nesimi ARGUN 0

Metronom Eminim  sizlerin de en az  benim kadar, kuaförde sıra beklerken düşündüğü ama  birbirine  çarpmayan  sayısız fikri vardır. Politik – ideolojik daralmanın sürüklediği  durakların başında güzellik salonları, galeriler, protein tozları  ve şehrin bitmek bilmeyen gürültüsü geliyor. Kulağımın aşina olmaktan sıkıldığı bu sesler arasında kayboluyorum bazen, bir rüyadan uyanır gibi uzun ve manasız hayallere dalıyorum sonra. Küresel ısınma, enflasyon, aristo ve salgın derken patatesin kilogram fiyatında değişiklik olmuyor pek.  bir de can sıkıntısı, detone öten martılar,topuklu ayakkabılar ve  çürüyen yolcular..

Esma Meşe şiiri:” Merdiven”

Merdiven  Yuvarlanan bir çocukluk vardır, Bu ıslak merdivenlerde,  Pencerelere tırmanıp  büyümeye çalışan…  Ergenliğin vahşiliği vardır demirlerde, Kayarak yürekleri ayağa kaldıran. Bir umut,  bir heyecan sarılı gönüllerin sevinci vardır,  Baba evinden beyazlar içinde Sevdiğinin yüreğine inerken…  Ana-babayı ebediyete Uğurlamanın bir hüznü vardır kalplerde, Hatıralar akar kuruyan gözlerde… Ve ruhundaki gözyaşları  ıslatır merdivenleri… ( Esma Meşe) 

Sümeya Samıkıran şiiri: “Aziz ve Mühim Bir İş”

21 Ocak 2021 Hera SAMIKIRAN 0

Bu defa alıntı değil.. Aziz ve Mühim Bir İş Kuş kondu saçlarıma Uçurtmalar takıldı Beni bu rüzgârlara Seni tanımak taşıdı. Göğsümde bir alabalık Tüm sancılar gibi o da Hem yıllanmış hem körpe Gençliğimden akıp gidiyor bir ihtiyarlık. Yanağımda bir buse Yüzün kadar aydınlık. Usul usul soluyor; Gamzelerimde gece. Sesinde bir gonca Amber değil leylak değil, yâr! Hangi Ağustos’un sabahındayız? Neden şimdi yağıyor kar? Gölgende bir yalnızlık Tüm kalabalığa rağmen apaçık Ölüm kadar haşin Ve yine ölümle barışık Yoluma değdi kokun Cümlelendi ay ışığında binbir hevesle karışık Kapansa göz kapaklarım Bebeklerinde yine sen varsın artık. Sümeya Samıkıran

Esma Meşe şiiri: “Aşk Kuyusunun Efendisine”

Aşk Kuyusunun Efendisine Sensizlik güneş tarlalarımı karanlığa boğdu Gün ışığımsın sonsuz karanlık diyarlarda Gülümse aydınlansın ruhum… Sessizlik sancısı kemirirken dilimi, Adını haykırıp, alnıma yazacağım Kaderimsin… Yalnızlık kuyusundan çek beni çıkart. Gözlerinde esir eyle beni efendim, Kulun olayım… Aşk kuyusunun başında  Akıt bir damla sevgi, Gözlerinden ruhuma. İneyim aşk kuyusundan  Ruhunun derinliklerine. Yansın kalbim bakışlarında, Kalmasın fani bedenimde  Taklidi-Aşklar… Aşk-ı hakikatinde Züleyha’n olayım. Aşk kuyusunun efendisi Yusuf’um, Devirme gözlerini benden. Terk etme beni vahşi kurtlara… Kanlanır gömleğim kara sevdanla, Kalır günahım kurtların üstüne Toplanır gider Arş’a vahşi kurtların başı, Şikayette bulunur seni Rabb’ e! Akıtmadık biz onun kanını yere. Sebebi Aşk ….

Reyhan Yılmaz yazdı: “Huzur”

14 Ocak 2021 Reyhan YILMAZ 0

HUZUR Evet, oraya bırakabilirsin. Otur şöyle, hayır kızgın değilim. Ne var bunun içinde? Tarçın mı? Belli, sinmiş kokusu. Bir şey daha… Hayır söyleme. Karanfil. Ucunu yakar koklardım. Sen hiç karanfil yaktın mı? Anladım. Kesik kesik yazıyorsun derdin beni okurken. Kesik kesik yaşamışız aslında, farkında mısın? Tutup birleştirmeye çalıştıkça elimde kalıyor paragraflar. Aklımın iplerine plastik mandallarla tutturduğum notlar bir işe yaramıyor. Sıvası dökülmüş duvarlarda çivi izi gibi duruyor anılar. Değişebilir miydik bilmiyorum. Hep seni alıp gitmek istediğim o köy şimdi nasıl saçma bir hayal. Hani sen otur yanımda kitabını oku, ben odun da kırar soba da yakarım derdim. Pervazına yoğurt kovasında ….

Furkan Bayrak yazdı: “Beyinsiz”

13 Ocak 2021 Furkan BAYRAK 0

Beyinsiz Üzerindeki yorganı kaldırdıktan sonra yatağında doğruldu. Yine bir önceki günün aynısı olacağını düşündü. Bu düşünce canını sıkıyordu. Odasından lavaboya gidip elini yüzünü yıkadı. Ordan da mutfağa geçip kendine koyu bir kahve yaptı. Oturup kahvesini tüketti. Odasına gidip bir şeyler okumanın ve düşünmenin daha sağlıklı bir iş olacağına karar verdi.  Kararının emrini yerine getirip odaya varıp işe koyuldu. Okuduğu şeyler hakkında düşüncelere dalmak yani tartmak, bölmek, çıkarmak, altını çizmek, hoşuna giden nadir eylemlerden bir kaçıydı. —Bezen de bunları yapmak hoşuna gitmiyordu. — Okuduğu sayfanın ikinci paragrafının altını kurşun kalemle uzunca çizdi. Çizdiği yeri evirip çevirip okudu ve düşündü, sağ eliyle ….

Rihem Nur şiiri: “Düş”

Şehrin kırık kollarıve kalbi yarım ekmek gibi, kızlarındüş ağrılarının hayal penceresiodamın sana sağır olan tavanındaki gökyüzü Bakır rengi bir ağlamak takındım saçlarımaAnnemin sudan kalbini gördümeski sarı sırnaşık bir kedinin gözlerinde deviniyor akrebi göğsünde besleyen zamanesrik bir silkinişle savruluyor omuzlarımve beneski bir gazetenintaziye sayfalarında buluyorumbedenindeki baharların sessiz ölüşlerini bir radyo bir sehpa bir sigara bir kahvebir bakış bir kör bir kör bir körsürünerek geçiyoroksijeni alıp giden günzehir gözlü karbonmonoksiticiğerlerime çekerken parım parım parlıyorelma kırmızısı bir aldanışçirkin bir cadınıntırnak aralarından geçipgüzel bir ceylanınkalbine değerken.. Rihem Nur

Arzu Aytan yazdı: “Veba Kitap Eleştirisi”

8 Ocak 2021 Arzu AYTAN 0

Veba Kitap Eleştirisi Covid 19 Salgını’nın tüm dünyayı etkisi altına aldığı bu dönemde, Veba kitabını tamda şimdi okuma vakti diyerek elime aldım. Fransız yazar Albert Camus’e Nobel Edebiyat Ödülünü kazandıran kitap, 1947 yılında basılmıştır. Roman 194… yıllarda Cezayir’in bir Akdeniz şehri olan Oran’da geçmektedir. Roman biz okuyuculara Doktor Rieux’un güncesinden aktarılmaktadır. Romanda birbirinden çok ayrı 4 karakter ön plandadır. Doktor Rieux: Bilimin gücüne inanan, eşi hasta olduğu için başka bir şehre göndermiş. Veba salgını ortaya çıkınca eşinin yanına gidememiş şehirde kalarak mücadeleye devam etmektedir. Rambert: Gazeteci, Oran’a araştırma için gelmiştir. Şehir karantina altına alınınca geri dönememiş, oda mücadelede Doktor Rieux’un ….