Nilgün Özdemir yazdı:”İyiliğin Geri Dönüşümü: Mutluluk “

26 Ağustos 2020 Nilgün ÖZDEMİR 0

İyiliğin Geri Dönüşümü: Mutluluk Mutluluğun iyilik yapmakla yakından ilgisi vardır ve bunun kültürle, inançla çok da bir alâkası yoktur. Çünkü iyilik insanın içinden gelir evvel emirde. İyilik; bazen ihtiyaç sahibi birine yardım etmektir. Bazen eşine, çocuklarına, yakınlarına ve muhatap olduğun diğer insanlara bir gülümseme, bir güzel söz söylemektir. Bazen bir dertlinin derdini dinlemek, bir hastayı ziyaret etmek, bir garibe kendini iyi hissettirmektir. Bazen bir komşuya içerisinde bir tutam “aklımdasın otu,” bir miktar “benim için önemlisin baharatı” olan bir tabak yemek vermektir. Beklenmeden gelen bir iyiliğe, aslında karşılık da beklenmiyor demektir. O iyiliğin karşılığı, yapılanın yüzünde beliren küçük bir memnuniyet tebessümü ….

Esma Gülaçar yazdı: “Bencilleştikçe Gelen Yalnızlık”

26 Ağustos 2020 Esma GÜLAÇAR 0

BENCİLLEŞTİKÇE GELEN  YALNIZLIK İnsanlar her zaman bir arayış ve mücadele içindedirler.Eksik kalan bir şeyleri arar dururlar.Hayatlarının daimi huzurunu bulmak için çıktıkları yolda çoğu kez yanlış duraklarda iner,  aradıklarını bulamayınca da arayışa devam ederler.Cennetti de cehennnemi de kendi özümüzde bulup yaşayabileceğimizden bi haber  kendi fıtratımızı okuyamadan iç huzuru ve mutluluğu çok uzaklarda aramaya devam ederiz.İç huzurumuzu tamamlayamamızın yanı sıra boşalan sevgi depolarımızı da nasıl dolduracağımızı bilemeyiz çoğu kez.Aslında bizler çoğu kez bizde eksik olan sevgiyi, vicdan rahatlığını ve tamamlamaya çalıştığımız  kulluğumuzu ararız belki de. Kader programında bize bırakılmış olan cüzzi irademizle yol aldıkça şekillendiririz kaderimizdeki pek çok şeyi.Bazen nasip olur bazen olmaz ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Cevabını Bekliyorum Kafka-Mektup”

26 Ağustos 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

‘’Erkekler daha çok acı çekiyor. Oysa kadınlar suçlu olmadan acı çekerler.’’ (Kafka) Bir düşün g/örüntüsünde karşı karşıya kaldım bu söylediklerinle, sevgili Kafka ve aşkın hikmetine daha da yakından vakıf oldum. Aklı almıyor insanın hele ki söz konusu acı çekmekse üstelik ne için? Sevmekle ilintili elbette çekilen acı en çok da onay görmediğinde. Düş görmeyi bir süredir ertelemiştim, Kafka ta ki gaipten gelen ses beni dürtene değin. Islıklanan yüreğim ve sevinçlerim elbet yarım kalan tüm sevinçlerim ve hayallerim ve işte kendimle yüzleştiğim her yazıda-gerek yazdığım gerekse bir başkasının kaleminden okuyup bir solukta içime çektiğim-içimdeki yangının daha da alevlendiği oysaki bu yangın ….

Ülkücan Sütbaş şiiri: “Elveda”

26 Ağustos 2020 editör 0

Elveda Kalemin bunca çırpınışı Bir vedâ cümlesi içindi Fitile verilmiş bir kavgada ölen O kız içindi – Gururlu hayatının Gurursuz aşkları vardı Cümlelerin sonuna eklediğin Bir saç telin olmadı senin Korkmadın virgül koymaktan Büyük çaplı noktalara inat! Oyuncak bebeklerin oldu Oyuncak düşlerin gibi Beceremedin saklambacı Açığa vurdun Vurulduğun satırları Oysa dünyanın Hissedilmeden yazılan şiirler gibi Samimiyetsiz insanlarla dolu içi Tek kişilik çay partilerinde Hüzün ikrâm ettin kendine Akrep ve yelkovan arasında Öğrendin kosinüs teoremini Sana ait süslü odanda Sana ait olmasını istemediğin odanda Burun buruna geldiğin aşklardan Sağ çıktın sen Kırmadın umut denen Sancının bacağını – Kalemim sızlıyor Sana mektup ….

Hakan Beşir yazdı: “Bir Sarı İlkyaz Rüyasıdır” (Öykü)

26 Ağustos 2020 Hakan BEŞİR 0

BİR SARI İLKYAZ RÜYASIDIR Tabiatı koyu sarıya boyayan bir akşamüstü… Küçük avuçlarında tuttuğu mor bir menekşe saksısı vardı. Sarı lambaları ile uzakta köy evleri beliriyor. Yeni bir rüyaya uyanılmıştı, Anadolu’da ilkyaz ılık eserken. Çerçeve kenarları ince işlemeli, ufak tefek çizikleri yaşına kabil eski aynaya gözü ilişti. Sokak lambaları yanmıştı. Akşam güneşinin cadde üzerini aydınlatan kızıllığı birazdan kaybolurdu. Elindeki tarak yere düştü. Lambalar ve kızıllık onu yıllar öncesine götürüyordu. İç dünyasında umudun ve heyecanın titreyişlerini hissettiği yıllara… Kahve rengindeki gözleri dolu dolu oldu. Uzun kirpikleri neyse ki bu durumu kapatıyordu. Sandalyede oturan kunduracı Nuri bunu fark etti. Mamafih, delikanlıdır utanır diyerek ….

Cemal Karsavran şiiri:”Öldürürüm İçimdeki Tüm Aşkları”

26 Ağustos 2020 Cemal Karsavran 0

Öldürürüm İçimdeki Tüm Aşkları Sen ruhumun güzelliğisin Yalancı bir bahar rüzgârı değil Bir meltem esintisinde Coştur beni koştur sana geleyim Öte yüzündesin dağın biliyorum Göremem hayalini Duyamam sesini Haykırışların yankılanır sadece ruhumda Sende uyumak sende uyanmak istiyorum Gününü ver bana geceni ver Deniz feneri ışıkları gölgesinde Bu âlem nasıl âlemdir söyle Kayan bir yıldızla gel düşlerime Pamuk pabuçlar giyin Sessizce süzül yatağıma Varlığın sarsın uykuda Dudağından dökülsün gece Ruhuma serp şiir yıldızlarını Nisan gecesi sarhoşuyken Uyandır ellerinle tüm benliğimi Kokunu sıcaklığını özledim Senin olmak sende kalmak istercesine Şakır dillerim avazında sesim kırılır Ümitlerim bir avuçluk dualarla kalır Kalbini açarsın en güzel dileklerle Hayaller uslanmaz bir çocuk gibi Fetheder ….

Mehmet Fatih Çapkur şiiri:”Düşler Durağı”

21 Ağustos 2020 editör 4

 DÜŞLER DURAĞI Dinmez bir enginlik yüzün sanki bir gök mavisi Hilal kaşlarından almış ay o en güzel kavisi Ruhumda yankılanan mücerred bir şarkısın  Cennetin bu dünyadan en güzide farkısın Şakayıklar diriliyor bu zemheri çağında En nadide güller yetişiyor bağında – Koynunda saklıyorum seni nazenin bir duanın Duyuyor musun avucumda şarkısını bu ânın Yıldızlar terennümde gökte şehrayin var gibi Sen her birine Leyla her birine yar gibi Nerede başladı bu sevda serendip yolunda mı Gözlerini gördüğüm bir cennet gününde mi ? Yüzün gül yaprağına konmuş sanki bir çiğ tanesi Raksediyor yanağında bir nevbahar lalesi – Seni ilk gördüğüm yerde unuttum yüreğimi ….

Canan Türkarslan Kiraz yazdı:”Solan Orkideler”

20 Ağustos 2020 Canan TÜRKARSLAN KİRAZ 0

SOLAN ORKİDELER    Ben şimdi kimsenin bilmediği sığınağımdayım.    Saatin kaç olduğu çok da önemli değil aslında, ama vakit gece ve herkes uykuya teslim.    Akreple yelkovan da yorulmuş olsa gerek günün koşturmacasından. Baksanıza, ne akrep ince ince zehrini işlemekte tenime, ne de yelkovan acele ediyor ölüme koşmak için.    Bu arada bir bilseniz nasıl da yanıp tutuşmakta beni de esir alma arzusuyla uyku.    Ama şimdi değil, şimdi hiç sırası değil. Zira ben, şu an kıyıya vurmakta olan dalgalarla hasbihal etmekteyim.    ‘Beklediğin o yolcu gelecek’ diyorlar, ‘bekle gelecek!’    Kucağımda miskin bir kedi…    Ne o inanıyor dalgalara, ….

Afife Öztürk şiiri: “Olağan Duygular”

20 Ağustos 2020 Afife ÖZTÜRK 0

Susuyorum… Her şeyin ya da hiç olmazsa bir şeylerin düzeleceğine olan inancımı yitirmek üzereyim. İnsan umutsuz yaşayabilir mi? Karanlığı sevenler bile bir süre sonra ışık aramaz mı? Herkes sevinçlerimden bahsetmemi istiyor, bardağın dolu tarafından bakmalıymışım. Bardağın dolu tarafını tüketeli çok olmadı mı? Her şeyi harcadım. Umutlarımı, sevinçlerimi, iyimser tarafımı… “Hayat bir sana mı böyle Leyla?” İçimdeki sesin de cevabı belli; Herkesin yaraları ve hayal kırıklıkları var. Elbette… Ama kimseyi umursamadan sadece bir anlığına kendi üzüntülerimle meşgul olsam ve sadece kendime üzülsem, çok mu bencil olurum? “Güzel olanı gör Leyla!” Onları görmezden gelemem. Görüyorum, gülümsüyorum, heyecanlanıyorum bazen ama burası dünya, üzülmek ….

Furkan Bayrak yazdı: “İhtiyar-1”

20 Ağustos 2020 Furkan BAYRAK 0

İhtiyar 1 Yirmi Dokuzuncu Köy’de bir kış sabahıydı. (Yirmi Dokuzuncu Köy, ılıman ve yağışlı iklime sahip olan bir şehrin kurak bir bölgesiydi.)  Köyün merkezinde yer alan yıkık bir avlunun kapısında inleyen ihtiyar, sarhoş ve uyuşmuş beyniyle mutluluğun tarifini düşünmeye çalışıyordu: Mutluluk çok uzakta kalan bir şey miydi? Yoksa mutluluk sevdiklerinin güvenli bir şekilde ölmesini arzulamak mıydı? Sevdiklerin öldükten sonra güvende olduklarına emin olup mutlu olmak mıydı mutluluk? Mutluluk kızılçam dolu bir ormanda koluna taktığın ve senin için anlamı büyük bir kadının varlığına minnet duymak mıydı? Mutluluk annenin güneşte kurutulmuş sarımtırak gevrek tarhanadan yapmış olduğu sıcacık bir tas çorbayı içmen için ….