Sümeya Samıkıran şiiri: “Emzikli Merkezkaç”

30 Mayıs 2020 Sümeya SAMIKIRAN 0

Emzikli Merkezkaç  Geç kaldığım sana  daha çok erken  Biliyorum,  anlamayacaksın sen de Ben alnından silinip giderken. – Sen koşarsın belki  Merkezkaç kuvveti de derler galiba buna Ben ontolojik kaygılarımla  sürüklenirken sana Sürüklenmenin kaçınılmazlığına  birlikte de karar verebilirdik aslında. – Var mı göğsüne mıhlanmış bir karaağaç senin de? Her gün aynı saatte uyanmak da  pavyona düşmek sayılır mı? Sahi nedir biyolojik saat ile arsız otu arasındaki fark? Onu bunu bırak da; Sen dediğimde,  senden bahsediyorum sanıyorlar ciddi ciddi.. Oysa ben seni bir türlü  ama bir türlü ayıramıyorum kendimden! O halde biz demeliydim, değil mi; Değil. Çünkü ben,  çoktan ayrıldım kendimden. Kaçıp ….

Veysi İpek şiiri:”Kasımpatım”

29 Mayıs 2020 editör 1

KASIMPATIM Bakma oyle sessiz durduğuma, Yüreğimde ne fırtınalar kopuyor, Ne sevdalar gördüm, ne yollarda yürüdüm de, Sıkışıp kaldım gözlerinde, konuşsam anlatmaya sözler yetmiyor, sussam yüreğim dayanmıyor, Ne durabiliyorum, ne gidebiliyorum, ne yaşayabiliyorum ne ölebiliyorum, SENİ özlüyorum sadece, İçi sızlıyor kemiklerimin, gözleri doluyor cümlelerimin, Zaman hasretini işliyor içime ince ince, Lal oldu dilim sensizliğe, Artık gel de bitsin sensizliğim… VEYSİ İPEK

BetülSahra Vatanoğlu yazdı:”Umudunu Yitirme”

29 Mayıs 2020 Betül Sahra VATANOĞLU 0

Umutlarını yitirme. Onlara sarıl her şey daha iyi ve daha güzel olacaktır. Bu Yaradanın sana sözüdür. İnsanları gözle hep bu böyle olmadı mı? Bütün karanlıklar silinmiş, bütün ızdıraplar dinmiş ve iyiliğe yönelmiştir. Ruhunu sula onu besle ve arındır. Onun içinde senin göremediğin bir kudret vardır. Bu kudrete yapış o seni geliştirip kurtaracaktır. Geliş ve ilerle hep bitmezlik ve sonsuzluklar içinde yaşayacaksın. Niçin bu hazineden yararlanmıyorsun? Bu, Allah tarafından sana verilmiş bir hazinedir. Bu hazineyi tozların içinden çıkar onun ne güzel ne canlı ve göz kamaştırıcı olduğunu göreceksin. Mutluluk sonsuzdur.                        ….

Canan Türkarslan Kiraz yazdı:” Çoçukluğumun Yağmurları”

29 Mayıs 2020 editör 0

ÇOCUKLUĞUMUN YAĞMURLARI Çocukken yağmurları ne çok severdim… Mis gibi kokan toprağı, yağmurla yıkanan sokakları, yağmurun cama vuran sesini dinlemeyi. Koşmak isterdim o yağmurun altında. Ama hasta oluruz, üstümüze çamur sıçrar, diye izin vermezlerdi. Keşke hasta  olsaydık, üstümüze çamurlar sıçrasaydı. Ne zararı vardı? Yüreğimiz, o çocuk yüreklerimiz tertemizdi. Yıllar geçti. Çocukken sevdiğim çoğu şeyi unuttum ya da vazgeçtim sevmekten. Ama yağmurları unutmadım ben, vazgeçmedim sevmekten. Bir de sonbaharları. Şimdi özgürce yürüyorum yağmurların altında. Sırılsıklam olana dek, yağmur damlaları iliklerime işleyip içimi titretene dek… Gel gör ki, artık yağmurlar ihanet kokuyor, yetmiyor sokakların kanını, pisliğini temizlemeye, pişmanlıkları alıp götürmeye. Oysa ki çocukluğun ….

Ömer Dilbaz şiiri: “Yalnızlığım”

29 Mayıs 2020 Ömer DİLBAZ 11

Yalnızlığım,Geceleri derdime ortak arkadaşım,Sırlar karanlığında kaybolduğumda.Yoluma ışık olan tek yoldaşım Yalnızlığım,Gel otur karşıma heleBahar geç de olsa gelecek mi söyle,Zalım sırtındayken mazlumun,Esecek mi umut rüzgarları ahenkle Yalnızlığım,Gündüzleri sessiz kalabalıklarda nerdesin,Geceleri en hüzünlü zamanlarda çıkıverirsin,En vefalı dostum,Geçer bu gecelerde her gecenin sabahı var diyemez misin, Yalnızlığım,Geceleri çok üşüyorumNeden, hava sıcak diye sorma banaAnaya hasret evlatları, evlada hasret anaları düşünüyorum… Yalnızlığım,Yakma dertleşirken sigaranı,Deme sevgili de vefasız çıktı,Sıktı mı seni de insanların sağırlığı,Çığlıklarımda boğuluyorum ,Nefes oluyor bazen pencereme konan beyaz güvercinin gülüşü,                           Ömer Dilbaz

Yunus Emre Gürünlü şiiri: “Mayıs”

29 Mayıs 2020 Yunus Emre GÜRÜNLÜ 0

MAYIS Takıldım, balıkçının ağına Çırpınan balığın çaresizliğindeyim Dilinde tatlı nameleri Çıkarsam, yılanın zehrindeyim Bilmedim bu kaçıncı fasıl sevmek Hangi tazenin düşündeyim Çırpındım, çırpındım çıktım karaya Düştüm, sofraya ayyaşın mezesindeyim Soktum, o günahkârı şuursuzca Zehrim devadır tabibin iğnesindeyim Sevdim o zalimi korkusuzca Geçemedim, feleğinin çemberindeyim…  Yunus E.GÜRÜNLÜ 28.05.2020 S.00:35

Rıdvan Aklan’ın son romanı “Fransız Kadın Yolcu” raflardaki yerini aldı.

29 Mayıs 2020 editör 0

Rıdvan Aklan, son romanı Fransız Kadın Yolcu’yu anlatıyor Yazar Rıdvan Aklan ile son romanı ‘Fransız Kadın Yolcu’nun duygusu, karakterleri, gerçekliği ve yazarlığı üzerine keyifli bir sohbet ettik… Sosyal mesafe röportajlarımda bugünkü konuğum, Rıdvan Aklan! Rıdvan Bey, gördüğü bir rüyanın etkisiyle yazmış ‘Fransız Kadın Yolcu’yu. Kitabın kapağına baktığınızda anlıyorsunuz, bu roman sizi çok ağlatacak, çok şey düşündürüp hissettirecek… Rıdvan Bey, yazarlık konusunda oldukça özenli düşüncelere sahip. Yazmaya nasıl karar verdi, nelere dikkat ediyor, hepsini konuştuk. Röportajın sonunda ‘Fransız Kadın Yolcu’ okurunu üzecek bir haberimiz de var. Sanırım ben de onlardan biriyim… A bir de bu keyifli, samimi röportajın fonu sanki soft müzikler istiyor. Keyifli okumalar… KOMPOZİSYONLARDA, ….

Tuğba Şahin yazdı:”Sonbahar/Zaman Algısı-3″

26 Mayıs 2020 Tuğba ŞAHİN 0

“Preguentias que significa/Saudade;vote dizer/Saudade e tudo o que fica/Depois de tudo morrer’’ Maria Barbas Neden kendimi cahil hissettiğimi, Turgut Özakman okunan sınıfta tarihi kitaplardam uzaklaştığımı bilmiyordum. Canım sıkılıyordu, apartmanlar üzerime gelirken dertleşecek kimse yoktu. Amcam vefat etmişti, ölüm ile hiç ummadık bir anda karşılaştım. Gerçekte sevilmediğini hissediyordu. Kızları ile de anlaşamadık. Kan bağı ile yoldaşlık başka kelimeler, manayı açarsak eğer; akraba yarı yolda bıraksa da, dost ebediyen yanındadır. Sedef hastalığı vardı, durumu iyiye gidiyordu ancak emekliliğinden sonra kendini bıraktı. İnsan, hayatta tutunacak bir şeyler arar. Bayramlarda bize on lira harçlık verirdi. Misafirliğe gittiğimizde veya misafir geldiğinde Vinetta Algida dondurması getirirdi. ….

Reyhan Yılmaz yazdı: “Petrus’la Çocuk Olmak”

26 Mayıs 2020 Reyhan YILMAZ 0

PETRUS’LA ÇOCUK OLMAK Elindeki çakıyla yerden bulduğu küçük ağaç parçasını yontuyordu. Bana öyle gelirdi ki Petrus’un elinin değdiği her şey değişip güzelleşir. Ben dalın kenarından kıyısından sıçrayan kıymıkları izlerken kedi ayaklarıma dolanıyor, neden kucağına almıyorsun der gibi mırlıyordu. Onu kucağıma alıp Petrus’u izlemeye devam ettim.  “Bir keresinde Umut diye bir çocukluk arkadaşım vardı. Durumları iyi değildi… Babasının bir büfesi vardı sebze-meyve bir de bisküvi falan satardı Şakir Amca. Akşama kadar ayakkabı boyadık beraber. O getiriyordu ben boyuyordum. Doğunun insanı fakir olsa da gözü gönlü toktu. Kazancının yarısını bana vermeye kalkıştı. Bugünün emeği senin helalindir ben aracıyım demiştim.  O da karşılık ….

Yunus Emre Gürünlü yazdı: “Necip Fazıl’ın Eşsiz ve Büyük Hatırası”

25 Mayıs 2020 Yunus Emre GÜRÜNLÜ 0

NECİP FAZIL’IN EŞSİZ ve BÜYÜK HATIRASINA İTHAFEN Üstad Necip Fazıl Beyin (d.1904/1983) bu gün fani dünyadan edebiyete irtihalinin otuzyedinci sene-i devriyesindeyiz, üstadın ardından geçen otuz yedi senede hakkında bir çok makale yazılmış, üniversitelerde doktora tezlerine araştırma konusu yapılmış, hayatı hakkında belgeseller çekilmiş olan, bizlerin onu şair kimliği ile tanıdığımız ama şairliğinin yanı sıra büyük bir dava ve cemiyet adamı olduğu gerçeğini bu yazımda anlatmadan geçemeyeceğim. Evet Necip Fazıl Bey şairliği ve akıllara mıh gibi çakılı bir çok şiiri (Kaldırımlar-Çile-Beklenen) ile anılır ve hatırlanır, doğrudur ama üstad çok zeki, hazır-cevap, vakur ve mağrur bir kişiliğe sahip iken şairliğin yanında aksiyoner, fikir ….