Tuğba Şahin yazdı: “Hüviyet”

30 Ocak 2020 Tuğba ŞAHİN 0

Ufku geniş, vizyonu büyük, dünyadan haberdar olabilmek mühim bir insani zanaattır. İyi ve güzel, pragmatik enerjideki paylaşımlara yüzümüzü dönersek mümkün olarak meydana çıkan tek şey toplumun yararınadır.  Yakın bir süre evvel biraz da rahatsızlığımın halsizliğine rağmen Taksim’de program yapmıştım. Otobüsle varıp Fransız Kültür Merkezi’nde “Mutluluk Nedenleri” sergisini gezecekken, kimlik kartımı evde diğer çantamda unuttuğumu farkettim.  Doğal olarak o hafta da hastalığım uzadı, Fransa ile mutlu olamadım. Kimlik kartı, eski Türkçe ile nüfus sureti ya da nüfus cüzdanı ifadesi kullanılıyor. İlköğretim tarih bilgileri insana farklı gelir. Bana merak uyandırıyordu. İlginç buldum daima sosyal bilgiler alanını. Dikkatimi çeken konular arasında II. Mahmut ….

Hasan Enes Gündüz şiiri: “Bahar Nezlesi”

30 Ocak 2020 Hasan Enes GUNDUZ 0

İçimdeki Heidi adına soruyorum Nasıl geçer kelimelerin burun akıntısı? Ben onlar incinsin hiç istemem   İsterim ki dağda bayırda koştursunlar Onlar için ne yapabiliriz şimdi baylar bayanlar? Hangi imge öpsün bu kara kurbağaları? Küçük sineklere vızıltımızı kartpostal attık Kuşlara ekmek diye verdik parmaklarımızı Peki kelimeler? Onlara ne verebiliriz? İçimdeki Heidi’nin ayağına batıyorlar Acil karar almalıyız artık baylar bayanlar Kelimeleri bu bahar Hangi yöne üfleyeceğiz? Hasan Enes Gündüz

Anıl Erdoğan Tahlil etti: “Huzur- A.Hamdi Tanpınar”

30 Ocak 2020 Anıl ERDOĞAN 0

Bir İstanbul romanı: Huzur. Anahtar Kelimeler: İstanbul, Savaş, Buhran, İhtiras, Aşk, Kader, Sanat, Musiki, Din, Mevsim, Ümit, Acı, Hastalık, İsyan, Toplumsal Kalıp, Nesne. Anahtar kelimeleri yavaş yavaş ve üzerine biraz da yoğunlaşarak okuduğunuzda neler düşündünüz ya da düşünüyorsunuz? Huzuru okumuş olanları ayrı tutuyorum elbette. Bu kadar birbirine zıt kavramların bir romana yedirilmesi ne kadar da güç olsa gerek öyle değil mi? Muhtemelen aklınızdan geçen düşüncelerden birisi buydu! Her bir konu başlığının kendi bünyesinde bir dünyası varken bu dünyaları birbiri ile ilişkilendirip çok güçlü bağlar kurmak, üstüne üstlük karakterlerin içsel buhranlarıyla harmanlamak başlı başına bir yetenek işi. Bu yetenekten ve donanımdan ….

Ömriye Karataş şiiri:”Kuşlarla Söyleşi”

28 Ocak 2020 editör 0

KUŞLARLA SÖYLEŞİ karga leşe konar baykuş virane konaklara bülbül gül kurusu gülizara gülüşünün demlerinde kumru kuşu olsam yar kırmızı kentlerden geçtin şehrazat masallarından yüzyılların eskitemediği ey kitap bir güvercin uçtu nuhun gemisinden tufanın dindiğini söylüyor kalbin gülüşünün demlerinde beyaz bir güvercin olsam yar gül şehrinde buğulu gözlerinden akan yağmurlar kapanmaz sanma sinemdeki onulmaz yaralar mavi göklerde sıra sıra salınır telli turnalar yardan haber var mıdır bam telini sızlatan demkeş kumrular gülüşünün demlerinde bir telli turna olsam yar bahar kuşları aşkın defterinde müteessir bülbül şakıdıkça gül dalında yaşama sevinci verir baykuş virane gecelerden ayrılık diye ötegelir şefkatli kumru gibi uzun uzun ….

Çetin Altungüneş yazdı: “Friedrich Engels üzerine”

28 Ocak 2020 Çetin ALTUNGÜNEŞ 0

Alman düşünce ve eylem adamı, Friedrich Engels, dünya işçi sınıfının büyük kılavuzlarından biriydi. Zengin bir sanayicinin oğluydu. Berlin’de okudu. Daha sonra babasının dokuma fabrikasını yönetmek üzere İngiltere’ye gitti. Orada gözlemlediği gerçeklerden hareket ederek ’’İngiltere’de emekçi sınıfların durumu’’ isimli ilk önemli eserini yazdı ve ’’emek sosyolojisi’’ nin kurucusu olarak ortaya çıktı.Engels,1878’de yayınladığı Anti-Dühring isimli eserinde, tarihsel ve diyalektik maddecilik görüşünü sistematik bir şekilde geliştirip açıkladı. Engels, 1820 yılında Barmen’de doğdu, 1895 yılında Londra’da öldü.Bu düşünce ve eylem adamı için bir çok ünlü övgü dolu sözler söyledi. İşte onlardan bir kaçı: Ancak sana yazabiliyorum bütün bunları: Biliyorum ki bütün bu düşünceleri, ben ….

Seda Turan şiiri:”Sırr-ı Mahiyet”

27 Ocak 2020 editör 0

Sırr-ı Mahiyet Urbası yamalı bir aşktan kalan  Tek mirastı bana gülüşün Fermanıma yazılan Hasret Zindanda unutur Uyutmaz karamı Kimi k’ömür der Kimi ömür Mür’düm bir geceye sarılmış  S’aklı 9 ok G’izinden vurulur sevenler Sözleri inci mercan Harama he’lâl Hilâl’e hakk’tır yanmalar Kuyuna hapset beni Yusuf yüreklim İmana gelsin gören âmâlar Züleyha oldum telinde düş’lerinin Sağırlar naralar atsın avaz avaz Yırtılsın gecenin perdesi Secdeye kapansın  Ben cennetim diyen avamlar – Kopsun dilindeki gemi Ç’ekilsin inine coşkun ırmaklar Sussun aşkı söyleyen ahmak ve aylaklar Eyy benim gün’eşim Ses ol kar’anlığıma Aydınlat zindanını sensiz vuslatın Kır meâlsizliğini bu sevdanın – Sen aşkın bilinmeyeni ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “Türkçe’nin Doğru Kullanımında Konuşma ve Yazı Dilinin Etkisi”

26 Ocak 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Dil, iletişimin temel öğesi ya da diğer bir ifadeyle bizi biz yapan duygularımızın, düşüncelerimizin dışa vurumu; öyle ki dile, dilimize ne kadar hâkimsek kendimizi o denli iyi ifade etme yetisine sahip oluruz. Toplum nasıl ki bireylerden oluşuyorsa insanları birbirine kenetleyen temel ve önemli olgular, birleştirici duygular ve güzellikler bulunmaktadır. Bunu gerçekleştiren temel öğe de yazı dilinin gücüdür. Kültür dili diye de niteleyebileceğimiz yazı dili toplumun temel ve en önemli birleştirici belirleyicisidir. Türkçemiz bizim tarafımızdan ne denli doğru ve nitelikli kullanılırsa toplumumuzun temel yapı taşı da o denli güçlü olur. Burada gözetilmesi gereken temel nokta dile hâkimiyet ve eğitimin pekiştirici özelliğidir. ….

Arif Olgun Yeşilyurt yazdı: “Kara Yılkı Edebiyat Dergisi ve Dergiciliğimizin Tarihi”

24 Ocak 2020 Arif Olgun YEŞİLYURT 0

KARA YILKI EDEBİYAT DERGİSİ VE DERGİCİLİĞİMİZİN TARİHİ Kara Yılkı Edebiyat Dergisi geçtiğimiz günlerde yeni yayın hayatına başladı. Kara Yılkı Edebiyat dergisinin çıkışı ne ilk ne de son olacak. Bu hareket, günümüz edebiyat dergiciliğine yeni bir soluk katmak derdinde. Her edebiyat dergisinin çıkışı aslında bir doğum sancısını andırır. Zorlu, meşakkatli bir süreçtir. Ama bu sancı sona erdiğinde elimizde nur topu gibi bir çocuk alırız. Bu çocuk o kadar sevimli ve gözleri ışıl ışıl parlayan bir çocuktur ki onu herkese göstermek isteriz. Ancak onu büyütmek hiç de kolay değildir. Günümüzde edebiyat dergilerinin maddi olanaksızlıklar sebebiyle hayatta kalmaları çok zorlaşmıştır. Edebiyat tarihimize şöyle ….

Ömer Dilbaz şiiri:”Tanrı Dağları”

24 Ocak 2020 Ömer DİLBAZ 32

TANRI DAĞLARI Tanrı dağlarında zaman bir başka geçer ,Akbabaların çığırtıcı sesine,Kargaların çığlıkları karışarak,Üşümüş rüzgar hırçınca eser. Tanrı dağlarında zaman bir başka akar,Bembeyaz kar, başını okşayarak  bozkırların,Tanrı dağlarına hüzün ve sevinçle yağar.Toprağa karışır aşıkların nefesini soluyarak. Tanrı dağlarinda zaman hiç durmaz,Ulurken kurtlar ay ışığında,Korkup bıldırcınlar  uyuyamaz,Ay’a ümitsizce  küsmüş gibi güneş ,Tanrı dağlarını hiç ısıtmaz… Tanrı dağlarında zaman hiç durulmaz,Gelince bahar açılır Aygülü,Koşuşturur bozkırlarda ak yılkılar,Sevdasına koşan aşık gibi hiç yorulmaz.                                   Ömer Dilbaz

Psk. Büşra Yurtsever yazdı:”Kainatın Kitabı İnsan”

23 Ocak 2020 Büşra YURTSEVER 0

KÂİNATIN KİTABI İNSAN  İkra kitabek ! Kâinat sırrının en açık teması. Bilmeyene bilmece, Bilene kendi içinde dört yapı ve yedi katlı derin bir mahal. İçene, Abı-ı hayat Gezip görene dünyanın yedi harikası . Kaybolana en güvenli rehber. Hastalanana en şifalı ilaç. İkra!                                                             Bismillahirrahmanirrahim“Yaratan rabbinin Adıyla OKU! O ,insanı alak’tan (embiriyodan) yarattı ” ( Alak Suresi /1,2,3 )” Kitabını oku (hayat filmini izle )! Bugün hasib (hesap görücü ) olarak nefsin(in cennete veya cehanneme gideceğini gösteren negatif ve pozitif derecelerinin neticeleri ) sana kâfi oldu’’ ( İsra Suresi / 14)İnsan, Âlem-i Ekber’in yani büyük kâinattın, minyatürüdür. İnsan Âlem-i asgar’dır, İnsan da ….