Tuğba Şahin yazdı: “Hayat Sanattan Yücedir”

31 Aralık 2019 Tuğba ŞAHİN 0

Bir haftadır salgın dolayısıyla yorgun ve bitkin vaziyetteyim. Havanın iklimsel problemi hepimizin derdi olmalıdır. Bronşit, alerjik vakaların çoğalmasına mahal veren bir sorundur. İlaç kavramını her zaman reddetmişimdir. Genetiği bozan,  zaruri tüketimdekileri kastediyorum. Meyve-sebze doğal beslenmemizin de kalitesi zayıflamaya, ucuzlatılmaya çalışılıyor. Çocukları hedef alan, yetişkinleri kandıran bu tuzak reklam cazibeleriyle sinsi planlarla tehlike arz etmektedir. Şırınga görünümlü üretilen her neyse derhal piyasadan toplatılmalıdır. Acilen denetime sıkı idare getirilmelidir. Hiçbir şey çocukların hayatından değerli sayılamaz. Mazeretiniz yere batsın. Hukuk denen meseleyi şimdiki aklımla farklı yorumluyorum. Ah! fakülte kazanmak değil, mezun olmak da değil, hukuk başka şey kelime bulamıyorum. Türkiye Yazarlar Birliği’nde 11.Edebiyat ….

Hanife Bayazıt şiiri: “Bir yüzü olmalı insanın”

30 Aralık 2019 editör 0

Bir yüzü olmalı insanın İki göz bir burun  Dil ve şeref Bidonu bidon gören gözleri Yanağına işlenmiş zaman deseni.  ** Yalan söylememeli bir insan mesela Mert olmalı  Bilse ki geberecek yalan söylemeyecek! Sancağı eline alıp ilerleyecek!  ** Bugün makas bulsaydım  Saçlarımı kesecektim… bulamadım Köşelerde bir yerde tütün kokusu aradım  Bulsaydım üstüme serpecektim.  ** Bir yüzü olmalı insanın  Aynaya bakabildiği Rüzgâra uzatabildiği  Tebessümü saklamayan  Çıkarsız bakan  Güz gülleri gibi … yüz.  ** Bir yüreği olmalı insanın  Bir ruh tek kişilik  Kalbi olmalı düzeyli atan  Dostunu satmayan  ** Riyakar olmamalı bir insan mesela Dürüst olmalı  Bilse ki kanayacak, yolundan caymayacak! Elini yüreğine ….

Süeda Çiçek şiiri: “Dursaydım ve Bir Suya Ark Olsaydım”

26 Aralık 2019 Süeda ÇİÇEK 1

Dursaydım ve Bir Suya Ark Olsaydım keşke dili olmadan da anlaşabilen şu yapraklar kadar olabilseydim.her gün güneşi aynı sakinlik ve huzurla karşılayabilseydim.soğuğa, yağmura, kara, rüzgâra aldırmadan, vakti geldiğinde meyveye durabilmeyi bilseydim.küsmeyip, mücadeleden vazgeçmeden teslimiyetle yürüyebilseydim.toprağın telaşsız halini, suyun dilini ve ikisinin birbiri ile buluştuğu andaki çoşkuyu anlayabilseydim.henüz tadına ulaşamamış incirin, yeşiline kavuşamamış zeytinin sabrını çözebilseydim.durulsaydım, dursaydım.bir suya ark olsaydım.narın, kırmızısına ulaşma yolculuğuna dokunabilseydim gözlerimle.sonunda eriyeceğimi bilsem de bir kar tanesi gibi asil durabilseydim.gökyüzünün mavisine, turuncusuna, moruna ve pembesine selam verebilseydim tüm kalbimle.bir kıyamın adı olsaydı ellerim.bir yürüyüşün sesi olsaydı gözlerim.soluk alsaydım ciğerlerimden kalbime ulaşan.ve sesi olsaydım saflığın.güneşe dursaydı gülümsemelerim.sesime bir ….

Reyhan Yılmaz yazdı:”Derdi Olan N’eylesin”

25 Aralık 2019 Reyhan YILMAZ 0

DERDİ OLAN N’EYLESİN Hikaye meşhurdur ki; Sultan Selim’in Mısır seferinde çadırına hizmet eden cariyenin gönlü sultana düşer. Maşukun yüzüne bakabilmek ne mümkün!… Küçük bir kağıda ‘ Derdi olan n’eylesin?’ yazıp sultanın görebileceği bir yere bırakır. Ertesi gün aynı yerde cevabı bulur ‘ Derdi neyse söylesin.’ Hikâyenin devamını merak eden okusun, dinlesin. Benim daha ilk okuduğum andan itibaren içime dert olan, cariyenin suskunluğudur. Ben hiç bir tutam sessiz, mübarek adaçayı gibi susabilen bir kul olmadım. Derdim neyse söyledim. Bu ister Yaradan olsun ister yâr, ister el olsun ister yaban, durum değişmedi. Çokça zaman sonra; artık insanlarla konuşmanın, derdi aşikâr etmenin çok ….

Selma Önalan yazdı: “Hakikat’ül Ayn”

24 Aralık 2019 Selma ÖNALAN 0

HAKİKAT ‘ÜL AYN Bir ölümün ardından,  Bir ölünün dilinden …*** Ayakkabılarım hemen dışarı konmuş, tıpkı bedenim gibi..Evime giremiyorum !Daha düne kadar oradaydım; ne günler yaşadım ben o evde …Şimdi ise adım atamıyorum kendi evime, yasak !Zira ” ölüler giremez “ miş .Fâniliğin zerrelere kadar  hissedilişi ‘ ni yaşıyorum(!) ..Anladım  misafirliğim bitti;  asıl yerime gidiyorum şimdi .Artık istesem de kalamam zaten …Birazdan çürümeye, kokuşmaya da başlarım..****Asıl evim, asıl yerim meğer her gün önünden geçtiğim şehir mezarlığıymış ! Bilemedim.Bazen aklıma gelmiyor da değildi, misafir olduğum, ama;Şimdi değildi asıl yurda dönüş, Şimdi zamanı hiç değildi…Henüz erkendi (!) dönüş yolculuğu için ..Ancak nafile: Biletim çoktan ….

Amila Neslanović yazdı: “Mehmet Akif’i Düşünmek”

24 Aralık 2019 Amila NESLANOVIĆ 0

“İstiklâl Marşı Şair Mehmet Akif Ersoy’un doğumunun (20 Aralık 1873) 146. yıldönümü, vefatının (27 Aralık 1936) 83. yıldönümü. Aralık, Mehmet Akif Ersoy’un ayıdır. Bu nedenle, birkaç kelime yazdım. “ MEHMET AKİF’İ DÜŞÜNMEK Mehmet Akif Ersoy kimdir diye soru sordum kendime. Uzun düşündükten sonra bu sorunun cevabı iki kelimede özetlendiği için uzun düşünmeye luzum yoktur. Mehmet Akif Ersoy kim diye sorulduysa hemen “Büyük Adam” diye cevaplamak lazım. Size benim gözümden Mehmet Akif Ersoy’u anlatacağım. Mehmet Akif Ersoy benim hayatıma doğrudan olmamasına rağmen önemli bir etkisi var, sonunda o bizim kültürümüzü, halkını ve dilini sevdiğimiz Türkiye’nin sağlam bünyesinin duvarını örenlerdendir. İstiklâl marşı olarak ….

Selvi Yıldırım şiiri: “Hulisi Amca’yla Söyleşi “

23 Aralık 2019 Selvi YILDIRIM 0

Kaç akşam aşar yüzünden Kaç gökkuşağı renk verir Hangi yıldızlar aşırır yalnızlığını Aynı gökyüzünden Kaç türkü yırttı sessizliği Kaç taş fırlattın denize beklerken Adımlarını saydın mı kaldırımın Her dalgada ağlamaklı oldun mu Sahi kaç gün oldu benden gideli Henüz gelmemişken Bırak dalıp gideyim Sıvazlama sırtımı Hulisi Amca O geçti mi buralardan onu söyle Taradı mı saçlarını elleriyle Hüzünlendi mi akşamları sahilde Kaç rakı kadehi kırdı Sövdü mü gelmişine geçmişine Memleket meselesini bahane edip Saydı döktü mü Dertleşelim be Hulisi Amca İnsanlık öldü mü Sen anlat önce Kaç kadını öptün kaderinden Kaç kadın ağladı ufuk kararınca Kaç kadın nağmeler dizdi Balık ….

Bengisu İnan şiiri: “Silik “

20 Aralık 2019 editör 0

Silik benden geriye ne kaldı diye düşünürsen sonbaharı ve abı hayat gülüşünü hatırla gülüşün gibiydi benimkisi şuursuzdu gülünce bahar gelirdi derinlerime birden silinirdi kararırdım  silik bi yaşamdı benimkisi ** nasıl yaşadı diye sorarlarsa yağmur kokusu gibiydi dersin  en çaresiz zamanlarda beliriverirdi umutla doldururdu içimi,sonra birden kaybolurdu dersin  ** yağmur kokusu gibiydi demiştim ya  ah herkes sevmez o  yağmuru  herkes bilmez yağmurun o kirli kekremsi tadını o puslu havada yazmayı düşünmeyi  öyle havalarda sevmeyi  aynı beni bilmedikleri gibi  silik bi yaşamdı onunki dersin silik bi yaşamdı benimki Bengisu İnan

Burcu Yalkın şiiri: ” Göztaşı “

19 Aralık 2019 Burcu YALKIN 0

GÖZTAŞI dünya ne büyük yanılsama Asude! eteğinde değil, yüreğinde kırdığın göztaşına müptezel bir gülümseme bırakan kalabalık seslenir ‘üveyik kuşu git burdan’ bakışlarında, sinema koltuklarını gösteren biletçi edası kendinden emin, karanlığa ışık olduğunu sanan budala fenerini tutar uçuruma  tam sırası ‘atla’ senin vatanın burası kuşsun sen kuşluğunu bil! gözlerin arar eskimiş de olsa gökyüzünün camgöbeği mavisini çukura bıraktığın mor mektup tahta atların tutsaklığını demir ellerin soğukluğunu sokak köpeğinin kaldırım üstü yaşamını senin kısa intiharlarını anlatır, sus yarasına basa basa siyah kanamayı başlattığın gecenin o ayıplı yüzüne bir şey bir şey söylemek istersin çok geç! kelimeler pıhtısını attı cümleye artık tüm konuşmalar ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “Milena’dan Kafka’ya Mektuplar-2”

19 Aralık 2019 Gülüm ÇAMLISOY 0

Giyindiğim her kelimeyi bir anda sonsuzluğa uğurlayabilirim ve ruhumun çıplaklığından asla utanmam elbette yüreğimin de mukozasında sarı benizli titrek bir papatyayı da ağırlayabilirim ne de olsa ölü dünün filan yasını tutmuyorum artık. Yüreğin atığı mı sanırsın bunca cümle? Aslında atıl yüreklerden yüreğime transfer olan birer şarkıdır yazmanın keyfi ile hayatın şatafatlı hüznüne rest çektiğim. Anlatılmazlığın gıyabında belki de anlatmadıklarımın gıybetini yaparken insan ırkı ve irkildiğim kadar da ayırım yapmadığım bir göstergedir sığındığım mizacı ufkun ve utkun. Ölü bir serzenişe rast gelebilirsin de yüreğimin kıvrımlarında ve canlandığıma da vakıftır evren: bazen bir yafta bazen bir rafta gezinen düşlerim ve İlahi yolun ….