Yunus Emre Gürünlü şiiri: “ÖLÜLER ŞEHRİ’NDEN HABER VAR”

4 Aralık 2019 Yunus Emre GÜRÜNLÜ 0

ÖLÜLER ŞEHRİ’NDEN HABER VAR Gir bakalım ölüler şehrinin  Karanlık sokağına  Eğ kulağını toprağın bağrına  Koyuver de alnını o buz mermer taşlara  Dinle kabirlerin nabzını          *** Yükselir de göklere Ölüler şehrinin acı çığlıkları  Duysana bizi, biziz o ses Sessiz feryatları soluyan nefes         *** Önümde yatar henüz yeni bir bebe Söylesene yarınları yarınına gebe  Bilmemiş bu kör toprağın dibinde Uzanıp beşikte sallanır gibi yatacağını          *** Dokuzuncu kat ârşın karnından yarıldı râhmet Aydınlatacak geceyi  dolunay, sabret!  Duyulacak şimdi, ilahi emirle üflenecek sûr !  Toprak; kemikten yığınlarını doğuracak…  Yunus E.GÜRÜNLÜ  04 Aralık 2019 S.20.35

Ömriye Karataş şiiri: “Mihrimah Sultan”

4 Aralık 2019 editör 0

üsküdarda tek bir minare uzanır göğeyalnızlıktır belki de adıat meydanında büyük bir şölenhayallerin miydi cüzzamlı iç oğlanı rüstempaşakim bilebilir aşkların gizem dolu yalnızlığınıay da sensin güneşte sen mihrimah sultan istanbulun altıncı tepesinde bir ay gibi parlıyorsunmihrü ve mah ile asrın en şaşalı sultanısınhani der ya şair ’’olacak bir kişinin bahtı kaviKehlesi (biti) dahi mahallinde işe yarar’’şiir ve şair sevmezsinşiir gibi kadınlar seversin nedendir rüstempaşakim sevmez ki şiir gibi kadınlarıraksederler gecenin bir saatinde gül ağaçlı kitreli sulardaaşkın sanatında beklemeyi ve tevekkülü öğretirleren büyük aşklar yaşanır ve biter suyun raksındagül dalından fırçalarla kalbine vuruşum ondanay da sensin güneşte sen mihrimah sultan avlularında ….

Uğur Cengizhan şiiri: ” İsim “

3 Aralık 2019 Uğur CENGİZHAN 0

İsim Evvelce ki kendimi özlüyorum, Kalemim açık, çayım sıcaktı, mesela… Sarı Lacivert kravat takardım, 08.00 da kahvaltımı yapardım. İktidara söverdim, böyle eğitim mi olur diye, İktidardı o, en iyisini bilirdi. Bir de, uykusuz kalmama sebep olan, üçüncü sayfa haberlerinde görmekten korktuğum komşularım Mehmet ile Nermin, Laf aramızda Allah yardımcısı olsun Nermin’in… ** Yine de Şimdi daha bir güzel, Beyoğlu, Sabun gibi taşlardan örülmüş dik yokuşlarıyla… ** Bu sıralar ütülü gömlek pantolon giymiyormuşum, Yakamda kalem lekesi yokmuş, Penceremden anason kokusu gelir olmuş, Olur olmaz saatlerde bir isim bağırıyormuşum, Bana, ne olmuşmuş. Ahhh Canan teyze… ** Ama Şimdi daha bir güzel, Beyoğlu, ….

Selma Önalan yazdı:”Bu Devirde Ateist Olmak”

3 Aralık 2019 Selma ÖNALAN 0

Bu asırda ateist olmak zor zanaat .. Neden bilir misin ? Binlerce sayfanın yahut fotoğrafın tek bir dosyada toplandığı bu asırda; haşirde herkesin bütün amellerinin bir sayfa içinde yazılı olarak neşredileceği hakikatini anlamamak veya inkâr etmek ..takdir edersin ki  çok zor be arkadaşım !  Google’ın aynı anda milyonlarca kişiye hizmet vermesini , herkesin sorusunu aynı anda cevaplamasını görüp te , bunu Allah’a güç görmek … zor iş be arkadaş !  Fıtratın “ evet O(CC) var “ dedikçe sen onu susturuyorsun . Aslında sen zoru başarıyorsun (!) ***  Güncellenen fotoğraflarla hergün ayrı bir güzelliğimizi ya da ayrı bir hünerimizi hikaye edip sergileme çabamız ; bir kıyas olup ….

Tuğba Şahin yazdı: “Samanyolu Ömür Boyu Sürecek “

2 Aralık 2019 Tuğba ŞAHİN 0

Cuma günleri belli tarihteki saatlerde indirimli alışveriş alışkanlığı türedi. ’’Az ye, az uyu, az konuş ’’ kültürümüzde mümkün değil artık hepimiz ister istemez ihtiyaç fazlasını almaya özeniyoruz. Büyüleniyoruz 4.99 demesine kartta,1 kuruş cazip görünüyor. Kitaplarda indirim var mı diyerek ben de şiir kitabı aldım. Ece Ayhan –Kınar Hanımın Denizleri isimli yayınını inceledim. Doğrusu çözmek epey vakit alacak. Fakat şunu yazabilirim, şiir paranın değil para şiirin derdidir. Maddeleşen yürekler şiirden, kitaptan, ilimden, muhabbetten uzaklaşır. Kişisel istekleri ön plandadır, toplumsal fayda kaygısı taşımaz ve onları stk, parti, vakıf, sempozyum, konferans, sergi, doğa toplantılarında görmeyiz. Onlar önemli sempozyumu da gene kendi çıkarına düşünebilirler. ….

Reyhan Yılmaz yazdı: “Kayıp Puzzle Parçası”

2 Aralık 2019 Reyhan YILMAZ 0

Kayıp puzzle parçası Hiç o resme ait hissetmediğiniz oldu mu ? Düşün ki kayıp bir puzzle parçasısın ve şimdiye kadar sırf desenin, ‘bütün’e uyuyor diye seni zorla hiçbir kıvrımının uymadığı bir boşluğa sokmaya çalışmışlar. Desenin bütünlüğü bozulmasın diye sağından solundan kırpmaya seni bölmeye eksiltmeye, sana ait olmayan parçaları zorla işlemeye çalışmışlar. Sırf bütüne uy diye. Bir gün artık eksilen parçalarının sızısına, ruhuna yüklenen ve sana ait olmayan parçaların ağırlığına dayanamadığında bir bir indirmeye başlamışsın bütün yüklerini. Geriye sadece sen kaldığında, sana dair ne varsa yeniden top(ar)lamaya çalışmışsın. Aynaya bakıp her seferinde iyi bir kadın iyi bir anne iyi bir öğretmen, ….