Tuğba Şahin şiiri: “DUYGUSAL EROZYON”

29 Eylül 2019 Tuğba ŞAHİN 0

hâlâ aynı duadayım kanatılan deşilmiş isteğimin peşindeyim sıralanan  ** Yâr olmadı kesildikçe yürüdüğüm Küçüktü dünyam önce Büyüdü, genişledi, patladı Çöp kutusundan topladılar emeğimi  uyandım kuş tüyü yastıklı ilân ettiğim cumhuriyet rüyasından yaka iğnesi aldım bir adet kendime çokça zaman ayırmak için tutturacağım pastel boyalı resimlerimi ceketime Ardından boyayacağım geldiğim Tuna boylarını ** Geri dönebilseydim eğer Kapından geçmemeyi yeğlerdim dedim ya işte ayaklarım yükseğe alışık değil yetişmiyor hızlı adımlar Satürn kararlı dosya liderine geceyi düşünmeye  seçiyorum  gece bir yorgan oluyor düşlerime ** Omurgasız yufka sıfatlı uyku modundadır sevebilir mi yenice inceden? sarsıntı, yıkılma, aşama, başlangıç… ** TUĞBA ŞAHİN

Sema Levent yazdı: ” HADİ BİRAZ İNSAN OLALIM “

28 Eylül 2019 Sema LEVENT 2

Hayat serüvenine bir su damlası olarak başlayan insanoğlu, doğar, büyür ve ölür. Bu basit döngü “yaşam” olarak isimlendirilir. Peki insan gerçekten bu kadar basit bir mahluk mudur? Yoksa basit olmak veya olmamak onun elinde midir? Çünkü doğmak, büyümek ve ölmek tüm canlılarda görülebilen bir döngüdür. Demek ki insanı insan yapan çok farklı değerler olmalı. Bu değerlerle donatılmış olarak doğan insanoğlu ya bir hazine avcısı hassasiyetiyle şahsında bulunan bu cevherleri ortaya çıkarır, onlarla değerlenip, eşref-i mahluk olur ya da surette insan olarak yaratılmış olsa bile sirette insan olma vasfını kazanamadan hayata veda eder. İnsan olarak doğmak elimizde olmasa da insanca yaşamak ….

Semiha Arasbora şiiri: “BEN VE EYLÜL “

28 Eylül 2019 Semiha ARASBORA 0

Neden sevmezsin ki eylülü hünkâr? Ab-ı aşklar vardır âşikâr kalan Düşerken yapraklar şimşeği çakar  Mevsimidir aşkın gönüle dalan ** Severim eylülü mert eğmez başı Yapraklar düşerken çatlatır taşı  Sırtına yükleyip ağulu aşı Uzatır geceyi dertlere salan ** Severim eylülü kalır gonca gül Gerçektir kokusu mest olur bülbül Bilmeyen vefasız koklasa sümbül Gönlü oyalayan nevralar yalan ** Severim eylülü sızarken damla Kursağını kesen sırçalı camla Yere odaklanıp kalmış zor imla Toplanır hüzzamda kendini bulan ** “Severim Eylülü” der Arasbora  Köklere tutunan düşmez ki kora Yaprak değil olmaz o alabora  Mesut olmaz onun gönlünü çalan Semiha Arasbora 13.09.2019

” İsmail Gaspıralı Hakkında Alıntılama”

26 Eylül 2019 Tuğba ŞAHİN 0

Gazetecilik üzerine ve dil bayramı vesilesi ile değinebilmek için doğru okumamızın haricinde hislerimizin de kuvvetlendirilmesi icab eder. Sürekli yenilenerek çağa uymak ancak böyle mümkündür. Üretim zekası biraz düşünmemin neticesidir. Çözüm sunmak da ekip istişaresi sayesinde yayılabilir. İsmail Bey Gasprinskiy (İlber Ortaylı’nın you tube belgeselinde dediği üzre) zeki bir adamdır. Üç kişi çalışarak gazetesini yarı Türkçe ve yarı Rusça yayına hazırlamıştır. Sözü uzatmadan, İstanbul Kırım Derneği katkıları ile hazırlanan külliyattan Victor Yuryeviç Gankeviç ‘in makalesini naklen yayınlıyoruz. İsmail Bey Gasprinskiy Ve Russkoe Znamya Gazetesinin Bir Provokasyonu “ İtibarlı halk aktivisti, kabiliyetli yazar ve yayıncı, mümtaz aydınlatmacı ve hümanist İsmail Bey Gasprinsky ….

İsmail Yılmaz yazdı: ” ÇADIR KENT Mİ? ÇİLE KENT Mİ?”

25 Eylül 2019 İsmail YILMAZ 1

Günlerdir bu sorunun cevabını bulmak için uğraşıyorum. Benden yaşça büyük olan abilere ablalara bu soruyu yöneltiyorum. O an belki dıştan onlara vakit ayırdıkları için ve samimiyetlerinden dolayı teşekkür ediyorum ama kime bu soruyu yönelttiysem içimdeki benin istediği cevabı alamadım. Dost meclislerine giriyorum çayları yudumlarken içimde ateşi sönmeyen o soruyu ulu orta …‘ Çadır Kent mi?  Çile Kent mi? ‘ diye soru verdim. Aldığım cevaplar bir an olsun içimdeki yangını dizginledi sanki ama hala beklediğimi bulamamıştım. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ile defalarca savaş bölgelerine gitmeme rağmen, oralarda insanların ne şartlar altında yaşamlarını devam ettirdiklerini bildiğim halde bu soruda saptanmış kalmıştım. Bu ….

Sümeya Samıkıran şiiri: ” İkinci Şahıs “

25 Eylül 2019 Sümeya SAMIKIRAN 0

Sen, benim kalbimi kıran bir ayrıntısın; Bu, böyle olagelmiştir. Kalbimi kırmak dediysem de büyütme gözünde, O zaten kırık bir nesnedir. Dudaklarının kulaklarıma ilettiği frekans, Retinandan kirpiklerim arasında sallanıp duran beşiğe ulaşan bakış; Sakarya Caddesinden İstiklâl’e uzanan akış, Ve fakültenin en iyi Edebiyatçısının bana muhtemelen asla veremeyeceği mektuplu referans, İnan bana, seni solda sıfır bırakır. Bir yardan düşerken asla uzanmayacak bir yâr eli, Düştüğünde ayaklar altına alınacak izzeti ve Şirâzî ölmüşken senden bahsetmek mi! Yahu böyle küçük şeylerin var mı bir önemi? Asla kıblesi olamayacağım ayakların, Benimle paylaşmayacağın şemsiyen; Şekerini benim atmadığım sabah çayın; Ve soyadı kanunu orada öylece dururken, Eh ….

Tuğba Şahin yazdı: “ÇEŞM-İ BÜLBÜL /NİGHTİNGALE’S EYE “

23 Eylül 2019 Tuğba ŞAHİN 0

“ Biliyorum, herkesten seni daha iyi tanıdığımı biliyorum. Kötü şeyler olacak ama erkek olduğun için beni korumaya çalışacakken benden daha çok korkuyorsun. Ve kadın olduğum için bana söylemeyeceksin’’   Brütüs’ün Eşi 18 Eylül akşamı; British Council İstanbul’da “Kültürde Kadın Gücü Konuşmaları’’ programı düzenlendi. Jude Kelly misafirdi ve sunumu Gülseren Onanç üstlendi. Yirmi beş yaş üstü genç kadınların salonu boş bırakmadığı keyifli bir söyleşiydi. Kendi adıma söyleyebilirim ki, seçenekler arasından bilincim, hür iradem ile iyi ki tercih ettim bu aktiviteyi diyorum. İrlanda kökenli Liverpool’da dokuz kardeşi içerisinde üniversiteye giden tek kız. Zamanla tiyatro yönetmenliği mesleğini elde etmeye çalışırken karşılaştığı erkek egemenliğinin ….

Buket Kemiksiz yazdı: ARAFTA BİR SÜRGÜN ” CENGİZ DAĞCI “

21 Eylül 2019 Buket KEMİKSİZ 1

“Cengiz Dağcı, Türk ve Kırım Tatar edebiyatının büyük yazarlarından biri olarak, ömrünün neredeyse tamamını, doğup büyüdüğü topraklara hasret içinde geçirmiştir. Çocukluk yıllarından itibaren yazmaya başladığı romanlarında, Sovyet rejiminin baskısı altındaki Kırım Türklerinin var olma mücadelesini işlemiştir. Sovyetler Birliği döneminde, Kırım’da yaşanan baskı ve sürgün politikalarının etkisinde, savaş ve esaret yıllarında tuttuğu ve daha çok hayat hikâyesini konu alan notlarını bir roman formatında yeniden düzenleyen Dağcı, Korkunç Yıllar romanından başlayarak, neredeyse tüm eserlerinde bu durumu yansıtmıştır. Cengiz Dağcı, eserlerinde bir milletin nasıl yok edilmeye çalışıldığını göstermeye gayret etmiştir. Hayatını ve çalışmalarını Kırım’a ve Kırım Türklüğüne adayan yazarın her eseri dikkatle tek ….

Recep Şen şiiri: ” SORU ÜSTÜNE SORU “

21 Eylül 2019 Recep ŞEN 0

SORU ÜSTÜNE SORU Eskisi gibi gözlerim dolmuyor, Siyah beyaz Türk filmlerini izlerken… Bazen tanımakta zorlanıyorum kendimi. Bu sisli aynada gördüğüm yüz kimin? Bu yorgun bakışlar benim mi? Şakaklarıma düşen kar da neyin nesi? Söyleyin ismimin baş harfi neydi? Niye sustu duvardaki saatin tiktakları? Kalbim yerinde mi, Neden duyamıyorum kelebeklerin kanat seslerini? Uğurböcekleri neden konmuyor avuçlarıma? Güneş neden yüzünü göstermedi bu sabah? Çiçeklerde mi küstü yoksa, hani açmadılar? ** Erol’un mekânı ıssız bugün. Demli çayı istemeden getirirdi Şakir, Dostumuz eksik olmazdı masamızdan… Ne Şakir’in çayı var, ne de masamıza uğrayan… ** Suya düşen aksimi Islatıyor yağmur taneleri. Yağmurun gözyaşlarını kıskanıyorum. Eskisi ….

Hatice Coşkun şiiri: ” SON’BAHAR “

21 Eylül 2019 Hatice COŞKUN 0

Sonbahar girdi mi bir kere o siyah düşlere , Mescid’i Aksa’da kaybolmuş kederin eşliğinde,  Muazzam bir  toprak kokusunda bulursun kendini. Umutlanmak mümkün olmaz kimi zaman Anlatmak anlamsız , yaşamak acımasızdır o topraklarda. Yaprakların uğultusu karışır sahipsiz saçlarına. Bir rüzgar vurur yeşil nemli gözlerine… Kururken toprak , yıkanır bütün hayallerin semâda. Bir duruş gösterir yabancı hayat sana, Yetim kalmış mağrur bir duruş bu. Kısa saçlarını sevdan ile savur  mektuplarına. Islık sesleri karışsın kirpiklerine ve zafere giden  bütün yollar sana çıksın. Çıksın da yeşil kubbeyi alsın al sancağına. Kapat gözlerini ve derin bir sevdaya dal, Sonsuz bir sevda bu! Eşi benzeri yok, ….