Ahmet Fatih Sarıkaya şiiri: ” GİZLİ GECE “

26 Haziran 2019 Ahmet Fatih SARIKAYA 0

Usulca gelin Egenin sakin suları İncitmeyin hırçın kayaları Hırpalamayın gönlümü artık Karşındayım Müphem haykırışlarını duyar gibiyim Bir süre dinginlik ver De ufalanayım kayalar gibi Narin vuruşlarınla Renk cümbüşü kıyından Ezip geçmeden yolundan Müsaade et no’lursun Sesinin ahenginden Ders alayım Ey üstadım diyeyim Adem ile Havva dan bu yana Sırrına ermek için kabul buyur Bölük pörçük durmanız Heybetinizle kaimdir bildim Neşveniz sönmeyecektir bildim Nereden gelir bu cezbeniz bildim Asırlık maziniz bildim Aşk ile hemhal olmuşsunuz bildim Koyu mavili bakışlarınızın Derlenmiş gözlerinizin Ufku dölleyen turuncunuzun Günbegün menekşeler gibi kokunuzun Terli akşamlarında Kısacık duruşlarınızın Tadına baktım ve Kotardım hayattan varlığınızı Görmez kimseler artık ….

Mustafa İdris şiiri: ” GÖZLERİNİN BOŞLUĞUNDA KALDIM “

21 Haziran 2019 Mustafa İDRİS 0

Gözlerinin boşluğunda kaldım araftayımKalbim, aklımdan sürgün oldu itilaftayım Yalancı düşerlin tarlasında hasattayımElimde fermanım, bedenimce cellattayım Züleyha’nıın bakışlarında zindanlarındayımDüşürüldüğüm kuyularda burhanlardayım Yakup hıçkırığında saklı yaşlardayım Sensiz gönlüme yenildiğim savaşlardayım Varlığından yokluğuna sonsuz gurbetteyimSeni anlatan tüm şiirlerle sohbetteyim Sözlerinde kaldım sözlerine hülasayımHeyhat! Boysuz possuz ne kadar da devasayım Gökte ki yıldızlar içinde imtiyazdayımYolumu bulmak için durmadan niyazdayım İbrahim’in ateşine giden bir damladayımBulutlara hasret kaldım uzun sıladayım Zerka’nın gözlerinde görülmez menzildeyimUfuklarında sönen yalancı kandildeyim Kaybolduğum çölde kimsesiz bir vahadayımSaçlarını okşayan o serin nefhadayım Dar ağacında canına kıyan vuslattayımKovuldum gözlerinden nasıl bir berattayım Dilim söyler adını hep senli hitaptayımHeyhat! Nara yanmadadan nasıl da seraptayım.. ….

Dilara Aksoy yazdı: ” SAPERE AUDE “

21 Haziran 2019 Dilara AKSOY 0

Daha fazla katlanamayacağımı anladım ve gitmek eylemini sonuna kadar kullanıyorum. Zaten yeterince kaldım, beni hep kullanmak acizliğinde bir mayın tarlasına itiverdi kendisiyle birlikte. Artık katlanmak zorunda değilim. Sessizce çıkıyorum, odasının kapısını kapatmış ve mışıl mışıl uyuyor ben onda kalmaktan çayınca artık ne yapabilir ki? Tastamam, insafsız bir beyin ölümü gerçekleştireceğim. Bunu hak ettiğini kendisi de içten içe biliyordu. Beni kendisiyle özdeş kendisiyle hiçbir kırgınlığı olmayıp düşünmeye cesaret edebilecek bir bireye teslim etmem gerek. Uyanıyor hay aksi! Bir türlü de çıkamadım, kendisi gibi kafası da esir etmeye bayılıyor her şeyi. Hay Allah şimdi ne olacak? O fark etmeden çıkıp gitmek gerekirdi.  ….

Talân Ayşe Kanca şiiri: ” KAF DAĞININ ARDINDAKİ SIR “

18 Haziran 2019 Talân Ayşe KANCA 0

Sen hiç umut ettin mi? ** Bir daha kimselerin hükmüne boyun eğmemek için, Bir milat gibi sayıp seni; Sana teslim oldum!. * Tam da göçebe bir ruha yakışır bir son! Nereye sürüklensek; hep aynı keder, Nerede demirlesek; aynı elvedâlar… ** Oysa ben umut ettim; Kalbime yaslanmış kalbine, Koca bir ömür biçtim! ** “Gözlerine sürme” diye çekilmişken zaman, Sen yiyip bitirmek istedin saliseleri… Ve onlar akrebin yelkovana aşkı için; İnatla direndiler!. ** Umut; Kaf dağının ardındaki sır sendin… Ve masallar yazılırken, hep aklımdaydın!. ** Sen; ayazların kan ter içinde uyandığı o yaz gibi, Eriyip durdun kalbimin odalarında. Her damladığında; Evrende yankılandı ….

Aydan Yıldız Güneş yazdı: ” UYUSAM GEÇER Mİ ? “

16 Haziran 2019 Aydan YILDIZ GÜNEŞ 0

HİKAYE Kurtulmuştuk şimdi. Peki ya bundan sonra ne olacaktı? Kaybettiğimiz düzenimizi nasıl tekrar kuracaktık? Canımızı kurtarırken, evimizi, barkımızı, vatanımızı, eşimizi, dostumuzu kaybetmiştik. Bir zamanlar yurdumuzda ağalar, paşalar gibi yaşarken, bugün başkalarının memleketine sığınıp dilenir olmuştuk. Sanki kaçıp kurtulmakla, gerçekten kurtulmuş muyduk? Kimilerinin sözleri ok gibi deliyor yüreğimizi: “Ne işi var bunların bizim memleketimizde?” Kimisi acıyıp yiyecek uzatıyor, kimisi de para uzatıyor, kimi de sözleriyle dövüyordu bizi. Bu yaşadıklarımızın ne kadar ağır ne kadar acı olduğunu hiç kimse yaşamadan anlayamaz. Bu kurtuluş değildi aslında, her gün canın yana yana ölmekti. Barut kokan sokaklarımızda kimimiz babamızı kaybettik, kimimiz anamızı, kardeşlerimizi, akrabalarımızı kaybettik. ….

Barış Tanrıver yazdı: “BİR KÖY DERNEĞİNİN SANAT AŞKI OLTU ŞURA HÜKÜMETİ”

15 Haziran 2019 Barış TANRIVER 0

93 Harbinin acı izleri Erzurum Oltu da bir başka hissedilmişti. Oltu’nun, Ayastefanos antlaşması ile Ruslara bırakılması, bölge halkına çileli yıllar yaşattı ve muhtelif düşmanlarla yaklaşık 40 yıl mücadele ettiler. Devamında, “asla düşman boyunduruğuna girmeyiz” diyerek hükümet kurdular. Oltu da ay yıldızlı bayrağımızı yeniden dalgalandırmak için canla başla mücadele ettiler. Oltu Şura Hükümeti’ni 20 yaşlarında iken duymuştum. Birkaç yıl önce bir derneğe davet edildiğimde masanın üzerinde Prof. Dr. Erdal Aydoğan’ın yazdığı “Oltu Şura Hükümeti” kitabını gördüm. İçinde, o hükümetin kurucuları arasında yer alan Yasin Haşimoğlu’nun günlükleri de yer alıyordu. Kitap bana hediye edilmişti. Okuyup bitirdiğimde, bir kaza halkının bu büyük mücadelesi, ….

Barış Tanrıver yazdı: ” ONU ANMAMIZ GEREKEN GÜN SEVGİLİLER GÜNÜ KUTLUYORUZ- DELİ HALİT PAŞA “

11 Haziran 2019 Barış TANRIVER 1

Yemen, Trablusgarp, Balkanlar, Gümüşhane, Erzurum, Kars, Ardahan, Artvin, Bayburt, Kocaeli, Sakarya, Mudanya, Gemlik ve Ankara da görev yapan bu kahraman hakkında 500 sayfa okudum. Girdiği savaşlar ve çatışmalar o kadar fazla ki, hepsini aklımda tutamadım. Yazdığım şehirler ve bölgeler aklımda kalanlardı. Ona Deli Halit Paşa diyorlardı. Deliliği gözü karalığındandı. Görgü tanıklarının ifadeleriyle, Düşmana karşı Fetih suresini ezberden okuyarak ve çoğu kez mevzi almadan ilerleyen cesur bir askerdi. Belinde iki tabancası vardı. Kendi deyimiyle sağ tarafındaki tabancasının adı “namuslu” diğerin adı ise “namussuz” idi. Biri ile düşmana, diğeri ile savaştan kaçanlara ateş ediyordu. Prensiplerinden taviz vermediği için girdiği her çatışmadan zaferle ….

Özgür Günsay yazdı: ” HOŞGÖRÜ FELSEFESİ: YUNUS “

11 Haziran 2019 Özgür GÜNSAY 0

Felsefe geçmişten günümüze pek çok değişim, yenilik ve entelektüel bir gelişim çabasında olsa da temeli asla değişmemiştir. Düşünüyorum o halde varım diyen herkesin düşüncesine saygı gösterildi ve her zaman bir karşıt görüşü mevcut oldu. Bazı felsefi görüşler de vardı ki karşıt çıkmak yerine aynı safta olmayı seçti herkes. Bu görüş ise Yunus Emre’nin Hoşgörüsü olup, hoşgörü felsefesinin temel yapı taşlarından olmuştur. Yaratılanı hoş görürüz yaratandan ötürü diyen Yunus gerek yaşamıyla, gerek sözleriyle, sözlerinin yaşamıyla her okuyucusunun gönlüne bir sevgi tahtı kurmuştur. Onun herkesin bildiği gibi buğday almak için çıktığı yolda bulduğu bir kendisi vardı. Bulduğu kendisi, kendini fenafillah makamına ulaştırır ….

Dilara Aksoy yazdı: ” HEP YAZMALI “

11 Haziran 2019 Dilara AKSOY 0

Tıkanıyorum kendi avuçlarımda; canı sitem çeken kız kurularının dümbelek talihlerine sırıtıyor yavaşça yürüyen baş parmağım. Benden önce gidiyor gitmesi gereken yere, ritmik olamıyorum kendi bedenimle bile; çiğnediğim temiz birliklerin niyet kapsüllerinde donduruyorum serçeleri. Yine yazmak vurdu avuç içimdeki izleri; tıkıyorum kâğıtları mideme. Yılların yazmak kakülünde perçemli yazarlar yarışa giriyorlar neticesiz dolma kalemleriyle. Yalnızca kendimle yarışıyorum dediğimde gülmekten yarılıyorlar yankı vuku bahçesinde.  Sevdiğim insanların Gonca gül mektepli cehalet saçması rüzgar ekip fırtına biçen ahvalleri görücüye çıkan ayıp bohçası gibiydi. Öyle de sevdim, böyle de işte… Hiçbiri yazmaktan çok değer verdiğim değildi, bu yüzden kaldıramadık hiçbirimiz birbirimizi.  Kamburu çıkan asık suratlı vefalarım ….

Abdullah Erkam Tan şiiri: ” EKSİKLİK “

10 Haziran 2019 Abdullah Erkam TAN 0

Benligimin orta yerinde İçimi kemiren bir boşluk var. Hayatımın bazı lâhzalarında, Zamanında yaşanamayan duygular var. **  Bir şeyler var ruhumda; Fakat, eksile eksile var. Bir şeyler var hatrımda; Fakat eksik eksik var. ** Yaşanamayan hayallerim, Hüzünlerim, dertlerim,mutluluklarım,  Şaşkınlıklarım var hülyâlarımda.  Yaşayamayan ben var;  Boşluğumda, rüyalarımda, dünyamda. .. Abdullah Erkam TAN