Tuğba Şahin yazdı: ” FARKLI BULVAR “

30 Nisan 2019 Tuğba ŞAHİN 0

“Yerel yönetimler, 1930 yılından bu yana birlikler kurarak çalışma yetkisine sahiptirler. Bu tarihte yapılan düzenlemeler, günümüzde geçerliği olmayan “ umumi müfettişlik ” ile bağlantılı bir değişiklik dışında, bugüne kadar hiç değişmeden gelmiştir. Planlı dönem öncesi olarak adlandırabileceğimiz 1923-1963 yılları arasında, genellikle köyler arasında kurulan ve köylere yönelik yol, içme suyu vb. alanlarda faaliyet gösteren hizmet birliği sayısı 34 tür.1 Bu birlikler dışında az sayıda sulama ve elektrik birliği kurulduğu, kurulan tüm birliklerin yerel gereksinimlerin karşılanmasında çok faydalı fonksiyonları üstelenmediği görülmüştür. Kırsal kesimdeki halkın bilincine yeterince mal olmayan birliklerin kısa ömürlü oldukları söylenebilir. “ Beylikten imparatorluğa, imparatorluktan devlete, devlet ve ulus ….

Afife Öztürk şiiri: ” SİTEM “

29 Nisan 2019 Afife ÖZTÜRK 0

Beklentiler büyük Hâliyle büyük oluyor yaşattığı hüsran Akıllanmak ne ki Kaderle inatlaşır gibiyiz Vermiyor istediğimizi İstiyoruz vermeyeceğini Her gün yeni yaralar İyileşmemişken henüz dünden kalanlar. Afife ÖZTÜRK

Arif Olgun Yeşilyurt yazdı: ” İSMET ÖZEL’İ ANLAMAK “

25 Nisan 2019 Arif Olgun YEŞİLYURT 9

Şiiri ve Fikriyatı Üzerine İsmet Özel gelenekçi – modernist karşıtlığının ötesinde şiirdeki imgeyi bütüncül bir bakış açısıyla ele alan şair/yazarımızdır. Özel’e göre iyinin,  doğrunun ve güzelin anlatılmasında sözlü dil yetersizdir ve ‘üst dil’ olarak tanımladığı şiir doğmuştur. Şairin şiirlerindeki mısralar, hak aramak için, Süleyman’ın huzuruna duran bir karınca gibi korkusuzdur. Çünkü Özel’e göre şiir, ‘başkaldıranların ve haksızlığa uğrayanların sesidir.’ Şaire göre günümüz medeniyeti, haksızlığın ve sömürünün değişik ideolojiler adı altında insanoğluna dayatıldığı, kimliklerin yitirildiği bir yığın halidir. Aslında anti-modernist değildir şair, modernizmi yanlış algılayan ve bunu insanlığın değer kaybına zemin hazırlayan bir zemine dönüştürülmesine  karşı çıkar. Sadece batı medeniyetine itiraz ….

Ahmet Fatih Sarıkaya şiiri: “SÜKUT! MEVT! NEVM! “

24 Nisan 2019 Ahmet Fatih SARIKAYA 0

Her gün ölüyoruz Her gece ölümün arkadaşına teslim Her gündüzde yaşamak öldürüyor bizi Hangi çeşidi karşılayacak bizi Sönüyor bir gece lambası daha Kararan günlerimize inat Uyku ile taçlandırıyor Farkında olmadan yeni bir güne karşı Yine yalnız Yine bezgin Sendeyiz artık ey yitik hasretin Izdıraplı uykular dolusu Ölüm ** Bir sigara ile isyanımız Dünyaya ve insanlarına Yalan ve oynaşına Tütünle birlikte kül oluyor Yaşam Hayaller ormanı yalnızca küçük bir alevle İzmaritin dibindeki ateşle tutuşuyor O ateş bile direniyor Yokluğa Devam ediyor ağaçta yanmaya ** Her ölmede tekrar tekrar Diriliyoruz Hayata inat Dik yürümeye, olumlu bakmaya Güzel giyinmeye ve hâlâ hayaller kurmaya ….

Seyyah Nida yazdı: “KUM SAATİ “

22 Nisan 2019 Seyyah NİDA 0

“Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam… Bir bilsen seni nasıl özledim… Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti,  Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri,  Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi;  Selamını aldım babacığım,  Kin büyütmedim kalbimde…. Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde…” Bugün yokluğunun, birinci yılı… Sensiz geçen, kocaman bir yıl… Duvardaki resmin, masadaki bardağın, gazete okuduğun gözlüğün,sehpanın üstündeki tesbihin… Hepsi aynı yerinde ama sen yoksun Babacığım… O elim kalp kriziyle bize veda edişinin arkasından tam bir yıl geçti… Sensiz ama seninle birlikte geçen kocaman bir yıl, dile kolay kalbe zor söylemesi… Anımsar mısın, küçük bir kızken ellerimden tutar, beni parka götürürdün. En çok sevdiğim şeydi, ….

Tuğba Şahin yazdı: ” EĞİTİM NEDİR ? “

22 Nisan 2019 Tuğba ŞAHİN 1

Konuyu nereden ele almalıyız sorusunu doğru cevaplamak için uzun zaman ayırmam gerektiğini düşünüyorum. Fransa’nın Paris şehrinde 865 yıllık tarihine tanıklık etmiş Notre Dame Kilisesi aniden çıkan yangınla büyük tahribe uğradı. Restorasyon ihmalkârlığının dikkatlice farkına varılmalıydı. Şaşırtıcı kısmı ise arıların yuva yapmışlığı ve sağ kurtarılması haberi olsa gerek. İnsancıl yönümüzün köreldiği, her geçen gün sinirliliğin, gerginlik ve tahammülsüzlüğün arttığı devirdeyiz. Eğitmek fiili uydurulmuş yabancılıktır. İlim-ulema/Muallim-talebe gibi benzer takım ifadelerinin yerine kullanılan tüm tuhaf kelimeler Türkçe yoksunluğunun temel sorunu olarak irdelenmelidir. Medreselerden günümüze okullaşma(mektep) sektörünün nasıl da ticari sermayeye giden kurumsallaşmaya çevrildiği ikinci derecede ele alınmalıdır. Üçüncü madde aslında ilk temel öğe, ….

Talân Ayşe Kanca yazdı: ” AŞK ÖNCE KENDİNİ YER “

21 Nisan 2019 Talân Ayşe KANCA 6

ÖYKÜ Zembereğimi boşalttım. Bir ileri, bir geri sayıyorum… Terden ıslanmış yüreğim. Çatık kaşlarım yüzümde hiç de şık durmuyor. Biraz küf kokuyor anılarım…  Oturmaktan sıkıldım, kalkıp biraz yürümek için karşı sahilde alıyorum soluğu. Köpeklerini gezdiriyor birkaç kişi, bir çocuk topuyla oynuyor, iki genç kız belli ki sevgililerini çekiştiriyorlar, etrafa aldırmıyor hiçbiri… Yaşlılar için yer yok burada. Yani yaşı 40 aşmışlar için… Burada dünya neşe çığlıkları atıyor, bense biriktirdiklerimi harcıyorum… Tek dal sigaramı çıkarıp yakıyorum, çok şükür sokakta içmeyi yasaklamadılar daha. Bulduğum ilk banka oturup tek tek gelip geçenleri süzüyorum önce. Çoğu umarsızlığın sınırlarında, yaş henüz anlamlandırma yaşı değil, yaş, solukları kesilene ….

Eyyüp Piran yazdı: ” BİR ZAMANLAR “

19 Nisan 2019 Eyyüp PİRAN 0

Bir zamanlar ”Bir zamanlar’‘ diye başlardı sevdikleri için masal anlatan sevenler. Bir zamanlar deridendi kürkler ve çeliktendi hançerler. klorsüzdü sular, akardı çeşmelerden ve değerliydi insan sevgisi tüm banka senetlerinden. Bir zamanlar daha temizdi denizler, maviliklerin içinde yelkenliler daha sıcak olan güneşe selam verirdi. Bir fare hala kaçardı bir kediden, bir kartalın pençesi hala keskindi lakin demirler tarafından kuşatılmamıştı gökyüzü ve hala katilleri değildi trenler yuva yapmak için kuru bir dalı ağzında taşıyan masum bir kuşun. Bir zamanlar bu ormanlar daha vahşiydi ve bir baba. Bir zamanlar burada döllenirdi yılan yumurtaları, ceset kurtçukları ve sümbül tomurcukları. Bir zamanlar bu topraklar daha ….

Seyyah Nida yazdı : “MÜNKESİR BİR KALBİN HİKAYESİ”

18 Nisan 2019 Seyyah NİDA 0

Hikaye- 1. “Akşamları gelir incir kuşları, Konarlar bahçemin incirlerine. Kiminin rengi ak kiminin sarı. Ah beni vursalar bir kuş yerine. Akşamları gelir incir kuşları.” Ankara’nın ufkuna yavaş yavaş batan güneşle birlikte mor renkli bir hüzün çöküyordu. Nazan, akşamın efkarını yüreğinde bütünüyle hissediyordu. Ela gözlerindeki hicran, yüzünden okunuyordu adeta. Her zamanki gibi bilgisayardan  Farid Farjad’ı açmış, kendine bir Türk kahvesi yapmış, okunmayı bekleyen sınav kağıtlarını eline almıştı. Hüznünün dağılmasındaki nadide vesilelerden biriydi, Farid Farjad. Notalardan kemanın tellerine akan nameler, Nazan’ın kırık kalbine bir merhem oluyordu. Çocukların sınavlarını okurken zamanın nasıl da çarçabuk geçtiğini fark edemedi bile. Akşam başladığı kağıt okuma maratonu ….

Talân Ayşe Kanca şiiri: ” ÜÇ SATIRLIK AŞK “

15 Nisan 2019 Talân Ayşe KANCA 2

Üç satır sonra ifşa edildi aşk, Ve beş kıta sonra, öldürüldü… Katli vacip dedi hayat!. ** İnsaf etse idim, Gelip girer miydim koynuna, Ve sen; Kabrimi bulup dua eder miydin O tek cümle hatırına? ** Sana sorsam; sevdim derdin… Bana sorsalar; inkâr ederdim!. ** Üç satır sonra ifşa edildi aşk, Ve beş kıta sonra öldü, Katlini vacip buldu hayat!. ** İnledim, Nalân oldum, Sustum Behin oldum.. ve sen; Kabrimi bulup dua etmedin , O tek cümle hatırına… Talân Ayşe Kanca