Tamer Uysal yazdı:”ÇAĞIMIZDA BİR HALK ŞAİRİ: AŞIK VEYSEL”

24 Ekim 2020 editör 0

ÇAĞIMIZDA BİR HALK ŞAİRİ: AŞIK VEYSEL Ben giderim adım kalırDostlar beni hatırlasınDüğün olur bayram gelirDostlar beni hatırlasın »Halk şiir geleneği içinde Veysel, uzaktan birbirine benzeyen köyler içinde bir köydür« diyordu Sabahattin Eyuboğlu. Ona göre Veysel halkça düşünüp halkça konuşuyordu. Onun için herkes sevdi Veysel’i. Bütün çelişkilere ve uzlaşmalı taraflarına rağmen Veysel, olanı biteni birçok açık gözden daha iyi görüyor, Sivrialan Köyü’nden dünyaya açılıp tertemiz bir gönül ve bir ömür verdiği sanatıyla halktan, haktan ve iyiden, güzelden yana geliyordu… 1894 yılının Mayıs ayı. Sivas’ın Sivrialan köyünde bir ilkbahar günü… Her taraf yeşil otlara bezenmiş. Havada bir top bulut koşuşturup duruyor ancak ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Acı Eşiği”

24 Ekim 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Düş gezginiyim, yâd edilesi bir zamanda doğmuşluğum ve aleme aldırmazlığımla verilen her hükme de razı geldiğim… Teğelli olduğum düşlerim ve yakarışım haznemde saklı bir buluttan ötesi varlığı kelamın ve selamın yeri nasıl da dolmaz sevgi dışında bir rahmetle elbet aşka rağbet eden gölgemdir nihayetinde uzlaşı fermanımda saklı dualar ve ne çok gözyaşı. Rengim beyaz. Seccadem nurlu. Anne duaları ve rahmetin bitimsiz ufku. Günü uğurladım zamansız ve mesnetsiz gölgeler tarafınca yuhalandım oysaki gökte saklıyım ben ve arşa değer başım ne zamanki aşkı ve huzuru ansam. Gönlün muradı ne ki, Rabbim? Bir kelamdan öte bir yaratıyım sayende gücümü saklı tuttuğum ve kimse ….

Tuğba Şahin şiiri:”Demokrattı Haksızlık”

24 Ekim 2020 Tuğba ŞAHİN 0

Demokrattı Haksızlık Yazdan kalan sâdece kendimiz Çarşı standında ev reçelinin kokusuna hasret Nefretle kaçtığım yerdi insanlardan Aşkla döndüm adanın tanışmadığım âşînâ yabancı ve donuk bakışlarına Şehrin en kalabalık mesleği kitaplarda, bulamadığımızı güldüğümüz yüzlere paylaşmak Bilginin değer tartısında karşılaştım Sahte tacir, hayal kırıklığı, umursanmazlık Eski bir üniversite avlusunda yolumda hiç bana akrân olmadan yürümek  ‘Duvarları kirpinin yaladığı’ ihtilal şarkılarına barınıyorken Gözleri gözlerimde şefkati andırır umuyordum görmeden Ölüm üç kez çaldı kapımı Kapı açık bile olsa  Sorgulanmıştım Allah katında  ‘Bilir misin seni gerçekten sevdim’ Astılar ,kibarlıktan anlamıyordu takvimler Mayıs’ı gösterdiğinde Güller mayısındaydık, Türkçülük fikri kadar onur duyduğumuz yaşımız ise on dokuz ,yirmi ….

Rüveyda Sare Yıldırım yazdı:”Garip,Muğlak ve Müthiş”

24 Ekim 2020 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

GARİP,MUĞLAK VE MÜTHİŞ…           Kalkıp düzeltmese olmazdı. Ne olmuştu perdenin ucu buruşuk  kaldıysa…Kalsın,kalamadı,kalamazdı… Dayanamazdı…Hayatımızdaki her şey düzgün gitmiyordu ya…Pencereden dışarı uzattı başını,karanlığı hissetmeye çalıştı -içindeki karanlığa gömüldüğünü anlayamıyordu- …          Baktı uzaklara..Kendisinden uzakta olması yetiyordu sadece…’Bugün olmaz’dedi..’Öyle her şey anlatılmaz… Her şey her zaman anlatılmak zorunda değil..Hele anlaşılmak zorunda hiç değil…’ Nice anlaşılmazlıkla çalkalanmıyor muydu dünya..?         Buruşturdu yüzünü,başka hiçbir şey kalmamış gibi evlerin parlayan lambalarına sitem etti bir de..’İnsanlar,içindeki aydınlığı da mı akşamlara saklar..?’ Âh bir elektrikler kesilseydi,göz gözü seçemez olsaydı,elbet karanlık da payını alırdı düşüncelerinden…Karanlık,bilmezdi;bizimki içinden de sitem tutardı ona halbuki   ‘‘ ’Oh be!’ demiş midir bugün,kendini aşan ….

Ahmet Yılmaz Tuncer şiiri:”Ben Gibi”

24 Ekim 2020 Ahmet Yılmaz TUNCER 0

BEN GİBİ Duruyor bir kenarda Bakıyor ben gibi Dinlemiyor sen gibi Akşamın şerri diyorlar bana İnanmıyorum İnanamıyorum Sen gibi Oysa harfleri ortada Söylemiştim açıkça Ya dinlemedin Ya anlamadın Sen gibi Ben kaldım yine ben gibi Ahmet Yılmaz TUNCER

Fatma Leyla Deniz şiiri:”Soğuk Odalara Alışkın Uyku”

24 Ekim 2020 editör 0

Sonbahar; Belli ki incinmiş güneş Baksana her gün ürkerek doğuyor ufuktan Olgun meyveler dökülüyor Rüzgârlı ikindi sonraları Yapraklar da dökülüyor peşi sıra Öğle sıcaklığında Boşlukta geçiyor saatler Kaldırımlara saklanmış tüm siyahlar Bir akbaba bekliyor aydınlığın batışlarını Sonra son ışıklar da titreşip yok olup giderken Bir şarkının sarı notaları çalınıyor parklarda Ellerin başının altında Uyanırken sabahları Dünyanın tüm acılarını duyumsarsın Çürümüştür dudaklar Emmez artık toprağın suyunu Gözleri buzdan demirler ezer Kurtçuklar yüreği bulma peşinde Acıları okşar çiğ taneleri Bir ürperti dalgalanır göğüslerde Kafalarda bulutlu manzaralar Başı sonu olmayan başka başka şarkılar söylenir Ararken duaları bir son için Pencerelerdedir göğün bütün suyu ….

Muhammed Balaban şiiri: “Siyah Kapşonlu Düşler”

23 Ekim 2020 Muhammed BALABAN 1

Aklım kalmıyor artık gidenlerde Öyle ki Zamanın bu dolambaçlı patikaları Bir berduşa dar geliyor Zor geliyor Berduş kendine mi yansın gidenlere mi Gidenler Hepsinin yolu açık olsun Benim yitirmişliğim değil bu süreç Yitirilmişliğim Bak Bak elimde çatlamış nasırlar Kazma kürek tutmaktan değil Elektrik direklerine, apartman kirişlerine tattırdığım tokat darbelerinden Okkalı bir Osmanlı tokadı yedi hepsi Fakat devrilmedi hiç biri Devrilen ben oldum ben Çevrim içi yalnızlığımın itirazı olmadı gidenlere Kapı kollarında asılı kalan izler Siyah kapşonlu düşler En izbe mekanlar Harici koğuşlar Hepsi bana bırakılmış birer miras Yönetim zorluğu içindeki ülke gibiyim Bir yanım anarşi bir yanım yoksulluk bir yanım ….

Arzu Aytan yazdı: ” Yan Odadaki Arkadaş” ( Hikaye)

18 Ekim 2020 editör 0

YAN ODADAKİ ARKADAŞ Kapı aralığından duyduğu hıçkırık sesine yöneldi. Sokak lambasının vuran ışığından duvar dibinde dizleri üzerine başını yaslamış birinin oturduğunu fark etti. Adımları odaya yönelmeye çalıştı, ayakları bu cesareti gösteremedi. Yavaşça çıkardığı anahtarı çok dikkatli ve olabildiğince sessiz tek hamleyle açıp kapısını kapattı. Sıkan kravatını gevşetip havasız kalan odayı buz kesici bir ayazla doldurdu. Sararmış bardağının içini sıcak suyla doldurup, üzerine kahve ekledi. Pencereye yanaştı şehir perdelerini çekmiş tüm zarafetiyle ona bakıyordu. Boğazından geçen son damla sıcak kahveyi de yudumladıktan sonra buz kesen burnunu çekti sert bir hamleyle pencereyi kapattı. Ceketini çıkarıp yatağa attı kendini, ahşap tavandaki tahtalara gözü ….

Tamer Uysal yazdı:”Aydınlanmadan Postmodernizme”

17 Ekim 2020 editör 0

AYDINLANMADAN POSTMODERNİZME Yeni dünya düzeninin yeni vizyonla ilgili bir iddiası var. Bu da devletlerin uygulamalarının uluslar arası değerlerle norm ve haklar çerçevesinde tespit edilmesi demek. Evrensel ilkeler ise insanla ilgili hakları ve güvenliğin sağlanması yanı sıra sürdürülebilir kalkınmayı da içeriyor. Bu da daha fazla sosyal yatırım, adalet, eğitim ve sağlığa bütçe demek. Örneğin İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yapılan bir kongrede bir anlamda aydınlanma felsefesinin yeniden yorumlanmasının gereğine dikkat çekilmişti. Buna göre 20. yüzyıl üç temel üzerine kurulmalıydı: Demokrasi, özgürlük ve insan hakları yani eşitlik, adalet. Bu da bunların sağlanması için 2 binlerde daha fazla rasyonel, akılcı sosyal politikalar için baskı, ….

Nilgün Özdemir şiiri:”Kapılar”

17 Ekim 2020 Nilgün ÖZDEMİR 0

Kapılar. Herbiri ardında ne sırlar saklar. Her kapıya özel öyküler, hikâyeler Türlü türlü dertler, kederler, sevinçler. Kapı varsa, insan da var. İnsan varsa, imtihan da var. Her insanın imtihanı farklı farklıdır. Dolayısıyla her evin hikâyesi de farklıdır. Dağına göre karlar. Yüreğine göre sevdâlar. Yaşanılan olaylar bazen benzer olsa da; farklı karakterler, farklı düşünceler, farklı duygular hasebiyle her kapıda bambaşka forma girerler. Tıpkı suyun, girdiği kabın şeklini aldığı gibi. Kapı kapı dolaşır durur dertler. Her kapıda da geldiği yere hürmeti nispetince karşılanır. Tevekkülüne göre ağırlanır. Sabrına göre uğurlanır. Hülâsa, her kapının ardında herkes ayrı bir mücadelenin içindedir her gün. Kimisi suyu ….